← Sure 2

2:35

وَقُلْنَا يَـٰٓـَٔادَمُ ٱسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ ٱلْجَنَّةَ وَكُلَا مِنْهَا رَغَدًا حَيْثُ شِئْتُمَا وَلَا تَقْرَبَا هَـٰذِهِ ٱلشَّجَرَةَ فَتَكُونَا مِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Kelime kelime

وَقُلْنَا
ve dedik ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قُلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
يَٰٓـَٔادَمُ
ey Adem
İsim
Kök: أدم
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
ـَٔادَمُİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
ٱسْكُنْ
oturun
Fiil
Kök: سكن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْكُنْFiilemir، 2. tekil eril
أَنتَ
sen
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنتَİsimzamir، 2. tekil eril
وَزَوْجُكَ
ve eşin
İsim
Kök: زوج
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
زَوْجُİsimeril، merfû (nominatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلْجَنَّةَ
cennette
İsim
Kök: جنن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
جَنَّةَİsimözel isim، dişil، mansûb (akuzatif)
وَكُلَا
ve yeyin
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كُلَFiilemir، 2. ikil
اİsimzamir، son ek، 2. ikil
مِنْهَا
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
رَغَدًا
bol bol
İsim
Kök: رغد
Dilbilgisi (i'rab)
رَغَدًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
حَيْثُ
yerde
İsim
Kök: حيث
Dilbilgisi (i'rab)
حَيْثُİsimmekân zarfı
شِئْتُمَا
dilediğiniz
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شِئْFiilmâzî (geçmiş)، 2. ikil
تُمَاİsimzamir، son ek، 2. ikil
وَلَا
yaklaşmayın
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatnehiy (yasaklama)
تَقْرَبَا
yaklaşmayın
Fiil
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
تَقْرَبَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. ikil
اİsimzamir، son ek، 2. ikil
هَٰذِهِ
şu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذِهِİsimism-i işaret، dişil tekil
ٱلشَّجَرَةَ
ağaca
İsim
Kök: شجر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّجَرَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
فَتَكُونَا
olursunuz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
تَكُونَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. ikil
اİsimzamir، son ek، 2. ikil
مِنَ
zalimlerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلظَّٰلِمِينَ
zalimler
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
ظَّٰلِمِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

"Ey Adem! Eşin ve sen cennette kal, orada olandan istediğiniz yerde bol bol yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın; yoksa zalimlerden olursunuz" dedik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dedik ki: "Ey Âdem, sen ve eşin cennette oturun, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şöyle demiştik: “Ey Âdem! Sen ve eşin şu bahçeye yerleşip, dilediğiniz yerden bolca yiyin! Şu ağaca sakın yaklaşmayın; yoksa kaybedenlerden olursunuz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We said: "O Adam! dwell thou and thy wife in the Garden; and eat of the bountiful things therein as (where and when) ye will; but approach not this tree, or ye run into harm and transgression."

A. Yusuf Alipublic-domain

We said, ‘Adam, live with your wife in this garden. Both of you eat freely there as you will, but do not go near this tree, or you will both become wrongdoers.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We said: O Adam! Dwell thou and thy wife in the Garden, and eat ye freely (of the fruits) thereof where ye will; but come not nigh this tree lest ye become wrong-doers.

M. Pickthallpublic-domain

And We said, "O Adam, dwell, you and your wife, in Paradise and eat therefrom in [ease and] abundance from wherever you will. But do not approach this tree, lest you be among the wrongdoers."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وقال الله: يا آدم اسكن أنت وزوجك حواء الجنة، وتمتعا بثمارها تمتعًا هنيئًا واسعًا في أي مكان تشاءان فيها، ولا تقربا هذه الشجرة حتى لا تقعا في المعصية، فتصيرا من المتجاوزين أمر الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?