← Sure 2

2:31

وَعَلَّمَ ءَادَمَ ٱلْأَسْمَآءَ كُلَّهَا ثُمَّ عَرَضَهُمْ عَلَى ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ فَقَالَ أَنۢبِـُٔونِى بِأَسْمَآءِ هَـٰٓؤُلَآءِ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ

Kelime kelime

وَعَلَّمَ
ve öğretti
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
عَلَّمَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ءَادَمَ
Adem'e
İsim
Kök: أدم
Dilbilgisi (i'rab)
ءَادَمَİsimözel isim، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلْأَسْمَآءَ
isimleri
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَسْمَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
كُلَّهَا
bütün
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
عَرَضَهُمْ
onları sunup
Fiil
Kök: عرض
Dilbilgisi (i'rab)
عَرَضَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَلَى
meleklere
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ
melekler
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَلَٰٓئِكَةِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
فَقَالَ
ve dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَنۢبِـُٔونِى
bana söyleyin
Fiil
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
أَنۢبِـُٔFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نِىİsimzamir، son ek، 1. tekil
بِأَسْمَآءِ
isimlerini
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَسْمَآءِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هَٰٓؤُلَآءِ
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰٓEdatATT، ön ek
ؤُلَآءِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كُنتُمْ
iseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
صَٰدِقِينَ
doğru kimseler
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
صَٰدِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Ve Adem'e bütün isimleri öğretti, sonra eşyayı meleklere gösterdi. "Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ve Âdem'e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: "Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Allah) Âdem’e bütün isimleri öğretmiş, sonra onları meleklere yöneltip “Doğruysanız şunların isimlerini bana bildirin.” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And He taught Adam the names of all things; then He placed them before the angels, and said: "Tell me the names of these if ye are right."

A. Yusuf Alipublic-domain

He taught Adam all the names [of things], then He showed them to the angels and said, ‘Tell me the names of these if you truly [think you can].’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And He taught Adam all the names, then showed them to the angels, saying: Inform Me of the names of these, if ye are truthful.

M. Pickthallpublic-domain

And He taught Adam the names - all of them. Then He showed them to the angels and said, "Inform Me of the names of these, if you are truthful."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وبيانًا لفضل آدم عليه السلام علَّمه الله أسماء الأشياء كلها، ثم عرض مسمياتها على الملائكة قائلا لهم: أخبروني بأسماء هؤلاء الموجودات، إن كنتم صادقين في أنكم أَوْلى بالاستخلاف في الأرض منهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?