← Sure 7

7:37

فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَـٰتِهِۦٓ ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ يَنَالُهُمْ نَصِيبُهُم مِّنَ ٱلْكِتَـٰبِ ۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَتْهُمْ رُسُلُنَا يَتَوَفَّوْنَهُمْ قَالُوٓا۟ أَيْنَ مَا كُنتُمْ تَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ ۖ قَالُوا۟ ضَلُّوا۟ عَنَّا وَشَهِدُوا۟ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمْ أَنَّهُمْ كَانُوا۟ كَـٰفِرِينَ

Kelime kelime

فَمَنْ
kim olabilir?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنْİsimsoru
أَظْلَمُ
daha zalim
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
أَظْلَمُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
مِمَّنِ
kimseden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِEdatharf-i cer (edat)
مَّنِİsimism-i mevsûl
ٱفْتَرَىٰ
uyduran
Fiil
Kök: فري
Dilbilgisi (i'rab)
ٱفْتَرَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
كَذِبًا
yalan
İsim
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذِبًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَوْ
ya da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
كَذَّبَ
yalanlayan
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَذَّبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِـَٔايَٰتِهِۦٓ
O'nun ayetlerini
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أُو۟لَٰٓئِكَ
onlara
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
يَنَالُهُمْ
erişir
Fiil
Kök: نيل
Dilbilgisi (i'rab)
يَنَالُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
نَصِيبُهُم
nasipleri
İsim
Kök: نصب
Dilbilgisi (i'rab)
نَصِيبُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّنَ
Kitaptan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْكِتَٰبِ
Kitap
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبِİsimeril، mecrûr (genitif)
حَتَّىٰٓ
nihayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰٓEdatibtidâ
إِذَا
gelince
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
جَآءَتْهُمْ
onlara gelince
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رُسُلُنَا
elçilerimiz
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رُسُلُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
يَتَوَفَّوْنَهُمْ
canlarını alırken
Fiil
Kök: وفي
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَوَفَّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وْنَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قَالُوٓا۟
diyecekler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَيْنَ
hani nerede?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْنَİsimsoru
مَا
olduklarınız
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
كُنتُمْ
iseniz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَدْعُونَ
yalvarmış
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
تَدْعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِن
başkasına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
دُونِ
başka
İsim
Kök: دون
Dilbilgisi (i'rab)
دُونِİsimmecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Alah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ضَلُّوا۟
sapıp kayboldular
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
ضَلُّFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَنَّا
bizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنَّEdatharf-i cer (edat)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَشَهِدُوا۟
ve şahidlik ettiler
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
شَهِدُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَلَىٰٓ
aleyhlerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَنفُسِهِمْ
kendi
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَنَّهُمْ
kendilerinin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَانُوا۟
olduklarına
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَٰفِرِينَ
kafirler
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Allah'a karşı yalan uyduran veya ayetlerini yalan sayandan daha zalim kimdir? Kitap'daki payları kendilerine erişecek olanlar onlardır. Elçilerimiz canlarını almak üzere geldiklerinde onlara, "Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" deyince, "Bizi koyup kaçtılar" derler, böylece inkarcı olduklarına kendi aleyhlerine şahidlik ederler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah'a karşı yalan uyduran yahut âyetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Onlara Kitap'tan nasipleri erişir. Canlarını alacak elçilerimiz gelince onlara: "Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" derler. Onlar: "O taptıklarımız bizden sapıp ayrıldılar." derler. Böylece kendilerinin kâfir olduklarına bizzat şahitlik ederler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’a yalan uyduran veya O’nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir ki! Onlara, kitapta (yazılı olan azaptan) payları ulaşacaktır. Sonunda onları vefat ettirecek elçilerimiz (melekler) kendilerine geldiğinde “Allah’ın peşi sıra yalvardıklarınız nerede?” diyeceklerdir. Onlar da kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederek “Bizden kaybolup gitmişler!” diyeceklerdir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Who is more unjust than one who invents a lie against Allah or rejects His Signs? For such, their portion appointed must reach them from the Book (of decrees): until, when our messengers (of death) arrive and take their souls, they say: "Where are the things that ye used to invoke besides Allah?" They will reply, "They have left us in the lurch," And they will bear witness against themselves, that they had rejected Allah.

A. Yusuf Alipublic-domain

Who is more wrong than the person who invents lies against God or rejects His revelations? Such people will have their preordained share [in this world], but then, when Our angels arrive to take them back, saying, ‘Where are those you used to call on beside God?’ they will say, ‘They have deserted us.’ They will confess that they were disbelievers and

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Who doeth greater wrong than he who inventeth a lie concerning Allah or denieth Our tokens. (For such) their appointed portion of the Book (of destiny) reacheth them till, when Our messengers come to gather them, they say: Where (now) is that to which ye cried beside Allah? They say: They have departed from us. And they testify against themselves that they were disbelievers.

M. Pickthallpublic-domain

And who is more unjust than one who invents about Allāh a lie or denies His verses? Those will attain their portion of the decree until, when Our messengers [i.e., angels] come to them to take them in death, they will say, "Where are those you used to invoke besides Allāh?" They will say, "They have departed from us," and will bear witness against themselves that they were disbelievers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لا أحد أشد ظلمًا ممن اختلق على الله تعالى الكذب، أو كذَّب بآياته المنزلة، أولئك يصل إليهم حظُّهم من العذاب مما كتب لهم في اللوح المحفوظ، حتى إذا جاءهم ملك الموت وأعوانه يقبضون أرواحهم قالوا لهم: أين الذين كنتم تعبدونهم من دون الله من الشركاء والأولياء والأوثان ليخلِّصوكم مما أنتم فيه؟ قالوا: ذهبوا عنا، واعترفوا على أنفسهم حينئذ أنهم كانوا في الدنيا جاحدين مكذبين وحدانية الله تعالى.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?