← Sure 7

7:70

قَالُوٓا۟ أَجِئْتَنَا لِنَعْبُدَ ٱللَّهَ وَحْدَهُۥ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَا ۖ فَأْتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ

Kelime kelime

قَالُوٓا۟
dediler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَجِئْتَنَا
sen bize mi geldin?
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
جِئْFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
لِنَعْبُدَ
kulluk etmemiz için
Fiil
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
نَعْبُدَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
وَحْدَهُۥ
tek olan
İsim
Kök: وحد
Dilbilgisi (i'rab)
وَحْدَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَنَذَرَ
ve bırakalım diye
Fiil
Kök: وذر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَذَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
مَا
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
كَانَ
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
يَعْبُدُ
tapıyor
Fiil
Kök: عبد
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْبُدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ءَابَآؤُنَا
atalarımızın
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
ءَابَآؤُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فَأْتِنَا
(haydi) bize getir
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
أْتِFiilemir، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِمَا
şeyi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
تَعِدُنَآ
bizi tehdidettiğin
Fiil
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
تَعِدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كُنتَ
isen
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِنَ
doğrulardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلصَّٰدِقِينَ
doğrulara
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰدِقِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

"Bize yalnız Allah'a kulluk etmemizi, babalarımızın taptıklarını bırakmamızı söylemek için mi geldin? Doğru sözlülerden isen haydi bizi tehdit ettiğin azaba uğrat" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dediler ki: "Ya, demek sen tek Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın taptıklarını bırakalım diye mi (bize) geldin? Eğer doğrulardan isen bizi tehdit ettiğin (o azabı) bize getir!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Onlar) şöyle demişlerdi: “Sen bize tek Allah’a kulluk etmemiz ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakmamız için mi (bunları mı demeye) geldin? Doğru söyleyenlerdensen bize vadettiğini bize getir!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They said: "Comest thou to us, that we may worship Allah alone, and give up the cult of our fathers? bring us what thou threatenest us with, if so be that thou tellest the truth!"

A. Yusuf Alipublic-domain

They said, ‘Have you really come to tell us to serve God alone and to forsake what our forefathers served? If what you say is true, bring us the punishment you threaten.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They said: Hast come unto us that we should serve Allah alone, and forsake what our fathers worshipped? Then bring upon us that wherewith thou threatenest us if thou art of the truthful!

M. Pickthallpublic-domain

They said, "Have you come to us that we should worship Allāh alone and leave what our fathers have worshipped? Then bring us what you promise us, if you should be of the truthful."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قالت عاد لهود عليه السلام: أدعوتنا لعبادة الله وحده وهَجْر عبادة الأصنام التي ورثنا عبادتها عن آبائنا؟ فأتنا بالعذاب الذي تخوفنا به إن كنت من أهل الصدق فيما تقول.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?