← Kök sözlüğü
وذر

bırak onları

45 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

45
Geçiş
1
Lemma
29
Biçim
29
Sure

Klasik sözlük

وذر

[يقال: فلان يذر الشيء. أي: يقذفه لقلة اعتداده به]، ولم يستعمل ماضيه. قال تعالى: قالوا أجئتنا لنعبد الله وحده ونذر ما كان يعبد آباؤنا [الأعراف/ 70]، ويذرك وآلهتك دخلت على بيضاء جم عظامها [الأعراف/ 127]، فذرهم وما يفترون [الأنعام/ 112]، وذروا ما بقي من الربا [البقرة/ 278] إلى أمثاله وتخصيصه في قوله: ويذرون أزواجا [البقرة/ 234]، ولم يقل: يتركون ويخلفون، فإنه يذكر فيما بعد هذا الكتاب إن شاء الله. [والوذرة: قطعة من اللحم، وتسميتها بذلك لقلة الاعتداد بها نحو قولهم فيما لا يعتد به: هو لحم على وضم] .

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

[Denir ki: "Filan kimse şeyi yeźeru" (bırakır/atar), yani ona itibar etmesinin azlığından dolayı onu atar.] Bu fiilin mâzîsi kullanılmamıştır. Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Dediler ki: Sen bize, yalnız Allah'a kulluk edelim ve atalarımızın tapmakta olduklarını bırakalım diye mi geldin?" [7:70]; "Seni ve senin ilâhlarını bırakacak..." — Kemikleri iri, beyaz tenli bir kadının yanına girdim — [7:127]; "Onları, uydurdukları şeylerle baş başa bırak" [6:112]; "Ribâdan geri kalanı bırakın" [2:278] ve benzerleri. Onun, "Ve geride eşler bırakırlar" [2:234] sözündeki özel kullanımına gelince: burada "yetrukûne" (terk ederler) ve "yuhallifûne" (geride bırakırlar) dememiştir; bu, inşallah bu kitapta bundan sonra zikredilecektir. [el-Veźra: Bir parça ettir; ona bu adın verilmesi, ona itibar edilmesinin azlığındandır; nitekim itibar edilmeyen bir şey için "o, kütük üzerindeki ettir" derler.]

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 1

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

يَذَرَFiilve seni terk edip45

Türevler · 29

فَذَرْهُمْ
öyleyse onları baş başa bırak
6
وَذَرُوا۟
ve bırakın (almayın)
4
وَتَذَرُونَ
ve bırakıyorsunuz
3
وَيَذَرُونَ
ve geriye bırakan(erkek)ler
3
تَذَرُنَّ
bırakmayın
2
تَذَرُ
bırakmaz
2
ذَرْهُمْ
bırak onları
2
فَذَرُوهَا
onu bırakın
2
ذَرُونَا
bizi bırakın
1
وَيَذَرُهُمْ
ve bırakır onları
1
ذَرُونِىٓ
bırakın beni
1
وَنَذَرُهُمْ
ve bırakırız onları
1
تَذَرْهُمْ
onları bırakırsan
1
وَّنَذَرُ
ve bırakırız
1
فَنَذَرُ
böyle bırakırız
1
فَيَذَرُهَا
bırakacaktır
1
تَذَرْنِى
bırak onları
1
وَذَرْنِى
beni yalnız bırak
1
ذَرْنَا
bizi bırak
1
وَنَذَرَ
ve bırakalım diye
1
فَذَرُوهُ
bırakın onu
1
وَذَرِ
ve bırak
1
وَيَذَرَكَ
ve seni terk edip
1
لِيَذَرَ
bırakacak
1
ذَرْنِى
beni yalnız bırak
1
فَتَذَرُوهَا
ötekini bırakmayın
1
تَذَرْ
bırak onları
1
أَتَذَرُ
bırakacak mısın?
1
فَذَرْنِى
bana bırak
1

Geçişler