← Sure 7

7:77

فَعَقَرُوا۟ ٱلنَّاقَةَ وَعَتَوْا۟ عَنْ أَمْرِ رَبِّهِمْ وَقَالُوا۟ يَـٰصَـٰلِحُ ٱئْتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلْمُرْسَلِينَ

Kelime kelime

فَعَقَرُوا۟
derken boğazladılar
Fiil
Kök: عقر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
عَقَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلنَّاقَةَ
dişi deveyi
İsim
Kök: نوق
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاقَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
وَعَتَوْا۟
ve dışına çıktılar
Fiil
Kök: عتو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَتَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَنْ
buyruğundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنْEdatharf-i cer (edat)
أَمْرِ
buyruğuna
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
رَبِّهِمْ
Rablerinin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَقَالُوا۟
ve dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَٰصَٰلِحُ
Ey Salih
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
صَٰلِحُİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
ٱئْتِنَا
bize getir
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱئْتِFiilemir، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِمَا
şeyi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
تَعِدُنَآ
bizi tehdidettiğin
Fiil
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
تَعِدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
كُنتَ
isen
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. tekil eril
تَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مِنَ
elçilerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُرْسَلِينَ
gönderilen elçileri
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُرْسَلِينَİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Büyüklük taslayanlar, "Sizin inandığınızı biz inkar ediyoruz" dediler ve dişi deveyi kesip devirdiler; Rablerinin buyruğuna baş kaldırdılar, "Ey Salih, eğer sen peygambersen bizi tehdit ettiğin azaba uğrat bakalım" dediler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Derken dişi deveyi boğazladılar ve Rablerinin buyruğundan dışarı çıktılar; "Ey Sâlih, eğer hakikaten elçilerdensen, bizi tehdit ettiğin (o azabı) bize getir! "dediler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Rablerinin emrinden çıkarak o dişi deveyi hunharca katletmiş ve “Ey Salih! Elçilerdensen bize vadettiğin (azab)ı bize getir!” demişlerdi.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Then they ham-strung the she-camel, and insolently defied the order of their Lord, saying: "O Salih! bring about thy threats, if thou art a messenger (of Allah)!"

A. Yusuf Alipublic-domain

and then they hamstrung the camel. They defied their Lord’s commandment and said, ‘Salih, bring down the punishment you threaten, if you really are a messenger!’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

So they hamstrung the she-camel, and they flouted the commandment of their Lord, and they said: O Salih! Bring upon us that thou threatenest if thou art indeed of those sent (from Allah).

M. Pickthallpublic-domain

So they hamstrung the she-camel and were insolent toward the command of their Lord and said, "O Ṣāliḥ, bring us what you promise us, if you should be of the messengers."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فنحروا الناقة استخفافا منهم بوعيد صالح، واستكبروا عن امتثال أمر ربهم، وقالوا على سبيل الاستهزاء واستبعاد العذاب: يا صالح ائتنا بما تتوعَّدنا به من العذاب، إن كنت مِن رسل الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?