← Kök sözlüğü
عتو

azgın

10 geçiş

QAC kelime glossʼlarından türetilmiş temsili anlam

10
Geçiş
4
Lemma
9
Biçim
7
Sure

Klasik sözlük

عتو

العتو: النبو عن الطاعة، يقال: عتا يعتو عتوا وعتيا. قال تعالى: وعتوا عتوا كبيرا [الفرقان/ 21]، فعتوا عن أمر ربهم [الذاريات/ 44]، عتت عن أمر ربها [الطلاق/ 8]، بل لجوا في عتو ونفور [الملك/ 21]، من الكبر عتيا [مريم/ 8]، أي: حالة لا سبيل إلى إصلاحها ومداواتها. وقيل: إلى رياضة، وهي الحالة المشار إليها بقول الشاعر: 310- ومن العناء رياضة الهرم وقوله تعالى: أيهم أشد على الرحمن عتيا [مريم/ 69]، قيل: العتي هاهنا مصدر، وقيل هو جمع عات ، وقيل: العاتي: الجاسي.

Exdore çevirisi — kaynağın parçası değildir

el-Utüvv: İtaatten uzaklaşmak, itaate yanaşmamaktır. "Atâ ya'tû utüvven ve utiyyen" denir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Ve büyük bir azgınlıkla azdılar" [25:21]; "Rablerinin emrine karşı azdılar" [51:44]; "Rabbinin emrine karşı azdı" [65:8]; "Bilakis azgınlık ve nefret içinde direttiler" [67:21]; "İhtiyarlığın son haddine varmış (hâlde)" [19:8]; yani: ıslahına ve tedavisine hiçbir çare/yol bulunmayan bir hâl. Bir görüşe göre ise: (bu hâli) terbiye/idman etmeye de yol yoktur; ki bu, şairin şu sözüyle işaret edilen hâldir: 310- Ve eziyetlerdendir yaşlının terbiye edilmeye çalışılması Allah Teâlâ'nın "Hangisi Rahmân'a karşı daha çok azgındır (utiyyâ)" [19:69] sözüne gelince: Bir görüşe göre buradaki "utiyy" mastardır; bir görüşe göre ise "âtî" (azgın) kelimesinin çoğuludur. Bir görüşe göre de "el-âtî": Katı/sert olan demektir.

Râgıb el-İsfahânî, el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân · OpenITI (CC BY-NC-SA 4.0)

Râgıb el-İsfahânî (ö. 502/1108), Müfredâtu Elfâzi'l-Kur'ân. Eser kamu malıdır; metin Safvân Adnân ed-Dâvûdî tahkiki üzerinden OpenITI korpusundan alınmıştır. Bu bir tefsir değil, kelime/kök çalışmasıdır.

Kök ailesi · 4

Bu kökten türeyen sözlük biçimleri (lemma), sıklığa göre

عَتَFiilve haddi aştılar5
عُتُوّİsimbir azgınlıkla2
عِتِيّİsimson sınırına2
عاتِيَةİsimazgın1

Türevler · 9

عِتِيًّا
son sınırına
2
عَاتِيَةٍ
azgın
1
عُتُوًّا
bir azgınlıkla
1
وَعَتَوْ
ve haddi aştılar
1
عَتَتْ
baş kaldırdı
1
فَعَتَوْا۟
başkaldırdılar
1
وَعَتَوْا۟
ve dışına çıktılar
1
عُتُوٍّ
azgınlık
1
عَتَوْا۟
vazgeçmediler
1

Geçişler