← Sure 70

70:42

فَذَرْهُمْ يَخُوضُوا۟ وَيَلْعَبُوا۟ حَتَّىٰ يُلَـٰقُوا۟ يَوْمَهُمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ

Kelime kelime

فَذَرْهُمْ
bırak onları
Fiil
Kök: وذر
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ذَرْFiilemir، 2. tekil eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَخُوضُوا۟
dalsınlar
Fiil
Kök: خوض
Dilbilgisi (i'rab)
يَخُوضُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَيَلْعَبُوا۟
ve oynasınlar
Fiil
Kök: لعب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَلْعَبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
حَتَّىٰ
kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰEdatharf-i cer (edat)
يُلَٰقُوا۟
kavuşuncaya
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
يُلَٰقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَوْمَهُمُ
günlerine
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمُİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلَّذِى
kendilerine va'dedilen
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
يُوعَدُونَ
kendilerine va'd
Fiil
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
يُوعَدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Onları bırak; kendilerine söz verilen güne kavuşmalarına kadar dalıp oynasınlar.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O halde bırak onları, kendilerine vaad edilen günlerine kavuşuncaya kadar dalıp oynayadursunlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sen onları (şimdilik) bırak da kendilerine vadedilen günlerine kavuşuncaya kadar (boş işlere) dalsınlar, oynasınlar!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

So leave them to plunge in vain talk and play about, until they encounter that Day of theirs which they have been promised!-

A. Yusuf Alipublic-domain

So leave them to wallow in idle talk, until they come face to face with their promised Day,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

So let them chat and play until they meet their Day which they are promised,

M. Pickthallpublic-domain

So leave them to converse vainly and amuse themselves until they meet their Day which they are promised -

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فاتركهم يخوضوا في باطلهم، ويلعبوا في دنياهم حتى يلاقوا يوم القيامة الذي يوعدون فيه بالعذاب، يوم يخرجون من القبور مسرعين، كما كانوا في الدنيا يذهبون إلى آلهتهم التي اختلقوها للعبادة مِن دون الله، يهرولون ويسرعون، ذليلة أبصارهم منكسرة إلى الأرض، تغشاهم الحقارة والمهانة، ذلك هو اليوم الذي وعدوا به في الدنيا، وكانوا به يهزؤون ويُكَذِّبون.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution