← Sure 78

78:38

يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ صَفًّا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَـٰنُ وَقَالَ صَوَابًا

Kelime kelime

يَوْمَ
o gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimzaman zarfı، eril، mansûb (akuzatif)
يَقُومُ
dururlar
Fiil
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُومُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلرُّوحُ
Ruh
İsim
Kök: روح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رُّوحُİsimeril، merfû (nominatif)
وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ
ve melekler
İsim
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَلَٰٓئِكَةُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
صَفًّا
sıra sıra
İsim
Kök: صفف
Dilbilgisi (i'rab)
صَفًّاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لَّا
konuşamaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdatolumsuzluk
يَتَكَلَّمُونَ
söylüyor
Fiil
Kök: كلم
Dilbilgisi (i'rab)
يَتَكَلَّمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَّا
dışındakiler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdatistisnâ (illâ)
مَنْ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنْİsimism-i mevsûl
أَذِنَ
izin verdiği
Fiil
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
أَذِنَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُ
kendisine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُİsimzamir، 3. tekil eril
ٱلرَّحْمَٰنُ
Rahman'ın
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّحْمَٰنُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
وَقَالَ
ve o da söyler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
صَوَابًا
doğruyu
İsim
Kök: صوب
Dilbilgisi (i'rab)
صَوَابًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

O gün Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahmân'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ruh(lar)ın ve meleklerin sıra sıra duracakları o gün, Rahmân’ın izin verdiklerinden başkası konuşamayacaktır; (konuşan da) doğruyu söyleyecektir. Nebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The Day that the Spirit and the angels will stand forth in ranks, none shall speak except any who is permitted by (Allah) Most Gracious, and He will say what is right.

A. Yusuf Alipublic-domain

On the Day when the Spirit and the angels stand in rows, they will not speak except for those to whom the Lord of Mercy gives permission, who will say only what is right.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

On the day when the angels and the Spirit stand arrayed, they speak not, saving him whom the Beneficent alloweth and who speaketh right.

M. Pickthallpublic-domain

The Day that the Spirit [i.e., Gabriel] and the angels will stand in rows, they will not speak except for one whom the Most Merciful permits, and he will say what is correct.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لهم كل ذلك جزاء ومنَّة من الله وعطاءً كثيرًا كافيًا لهم، ربِّ السموات والأرض وما بينهما، رحمنِ الدنيا والآخرة، لا يملكون أن يسألوه إلا فيما أذن لهم فيه، يوم يقوم جبريل عليه السلام والملائكة مصطفِّين، لا يشفعون إلا لمن أذن له الرحمن في الشفاعة، وقال حقًا وسدادًا. ذلك اليوم الحق الذي لا ريب في وقوعه، فمن شاء النجاة مِن أهواله فليتخذ إلى ربه مرجعًا بالعمل الصالح.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?