← Sure 8

8:44

وَإِذْ يُرِيكُمُوهُمْ إِذِ ٱلْتَقَيْتُمْ فِىٓ أَعْيُنِكُمْ قَلِيلًا وَيُقَلِّلُكُمْ فِىٓ أَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِىَ ٱللَّهُ أَمْرًا كَانَ مَفْعُولًا ۗ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

Kelime kelime

وَإِذْ
ta ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
يُرِيكُمُوهُمْ
onları gösteriyor
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمُوİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِذِ
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذِİsimzaman zarfı
ٱلْتَقَيْتُمْ
karşılaştığınız
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْتَقَيْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِىٓ
sizin gözlerinize
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
أَعْيُنِكُمْ
gözleri
İsim
Kök: عين
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْيُنِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
قَلِيلًا
az
İsim
Kök: قلل
Dilbilgisi (i'rab)
قَلِيلًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَيُقَلِّلُكُمْ
ve sizi de azaltıyordu
Fiil
Kök: قلل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يُقَلِّلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِىٓ
onların gözlerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
أَعْيُنِهِمْ
gözleri
İsim
Kök: عين
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْيُنِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِيَقْضِىَ
yerine getirmesi için
Fiil
Kök: قضي
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَقْضِىَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
أَمْرًا
bir işi
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
كَانَ
yapılması gereken
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَفْعُولًا
mutlaka yapılmıştır
İsim
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
مَفْعُولًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَإِلَى
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
تُرْجَعُ
döndürülecektir
Fiil
Kök: رجع
Dilbilgisi (i'rab)
تُرْجَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil dişil
ٱلْأُمُورُ
(bütün) işler
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أُمُورُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Karşılaştığınızda, olacak işi oldurmak için, onları gözlerinize az gösteriyor ve sizi de onların gözünde azaltıyordu. Bütün işler dönüp Allah'a varır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ve işte onlarla karşılaştığınız vakit onları sizin gözünüze az gösteriyordu, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Çünkü Allah o mukadder olan işi yerine getirecekti. Bütün işler Allah'a döndürülür.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani (Allah) yapılması (gerekli) olan işi yerine getirmek için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman onları gözlerinizde size az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu (az gösteriyordu). Bütün işler, yalnızca Allah’a döndürülecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And remember when ye met, He showed them to you as few in your eyes, and He made you appear as contemptible in their eyes: that Allah might accomplish a matter already enacted. For to Allah do all questions go back (for decision).

A. Yusuf Alipublic-domain

When you met He showed them to you as few, and He made you few in their eyes, so that He might bring about what has been ordained: everything goes back to God.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when He made you (Muslims), when ye met (them), see them with your eyes as few, and lessened you in their eyes, (it was) that Allah might conclude a thing that must be done. Unto Allah all things are brought back.

M. Pickthallpublic-domain

And [remember] when He showed them to you, when you met, as few in your eyes, and He made you [appear] as few in their eyes so that Allāh might accomplish a matter already destined. And to Allāh are [all] matters returned.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر أيضًا حينما برز الأعداء إلى أرض المعركة فرأيتموهم قليلا فاجترأتم عليهم، وقلَّلكم في أعينهم، ليتركوا الاستعداد لحربكم؛ ليقضي الله أمرًا كان مفعولا فيتحقق وَعْدُ الله لكم بالنصر والغلبة، فكانت كلمة الله هي العليا وكلمة الذين كفروا السفلى. وإلى الله مصير الأمور كلها، فيجازي كلا بما يستحق.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular