88:21
فَذَكِّرْ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٌ
Kelime kelime
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Dilbilgisi (i'rab)
Meal
Sen öğüt ver! Esasen sen sadece bir öğütçüsün.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
Haydi öğüt ver; sen şimdi sırf bir öğütçüsün.
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
(Gerçeği) hatırlat! Sen sadece (gerçeği) hatırlatıcısın.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
Therefore do thou give admonition, for thou art one to admonish.
A. Yusuf Alipublic-domain
So [Prophet] warn them: your only task is to give warning,
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
Remind them, for thou art but a remembrancer,
M. Pickthallpublic-domain
So remind, [O Muḥammad]; you are only a reminder.
Saheeh Internationalall-rights-reserved
فعِظْ -أيها الرسول- المعرضين بما أُرْسِلْتَ به إليهم، ولا تحزن على إعراضهم، إنما أنت واعظ لهم، ليس عليك إكراههم على الإيمان.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution
İlgili ayetler
- 2:256İçerik: Dinden dönen (mürted) öldürülür mü? Kuran ne diyor?
لَآ إِكْرَاهَ فِى ٱلدِّينِ ۖ قَد تَّبَيَّنَ ٱلرُّشْدُ مِنَ ٱلْغَىِّ ۚ فَمَن يَكْفُرْ بِٱلطَّـٰغُوتِ وَيُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ فَقَدِ ٱسْتَمْسَكَ بِٱلْعُرْوَةِ ٱلْوُثْقَىٰ لَا ٱنفِصَامَ لَهَا ۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٌ
Dinde zorlama yoktur. Elbette doğru yanlıştan ayrılmıştır. Kim tağut’u (azgınlık edeni) reddedip Allah’a inanırsa, kopmayan en sağlam kulba yapışmış demektir. Allah duyandır, bilendir.
- 4:59İçerik: “Resûl'e itaat edin” hadisi bağlar mı?
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُوا۟ ٱلرَّسُولَ وَأُو۟لِى ٱلْأَمْرِ مِنكُمْ ۖ فَإِن تَنَـٰزَعْتُمْ فِى شَىْءٍ فَرُدُّوهُ إِلَى ٱللَّهِ وَٱلرَّسُولِ إِن كُنتُمْ تُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ ۚ ذَٰلِكَ خَيْرٌ وَأَحْسَنُ تَأْوِيلًا
Ey iman edenler! Allah’a itaat edin; Elçi'ye ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin! Bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz Allah’a ve ahirete inanıyorsanız onu Allah’a ve Elçi'ye götürün! Bu (tutum) hem hayırlı olandır hem de sonuç itibarıyla daha güzeldir.
- 4:80İçerik: “Resûl'e itaat edin” hadisi bağlar mı?
مَّن يُطِعِ ٱلرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ ٱللَّهَ ۖ وَمَن تَوَلَّىٰ فَمَآ أَرْسَلْنَـٰكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا
Kim Elçi'ye itaat ederse elbette Allah’a itaat etmiş olur. Yüz çevirene gelince, biz seni onların üzerine bekçi göndermedik.
- 4:105İçerik: “Resûl'e itaat edin” hadisi bağlar mı?
إِنَّآ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَـٰبَ بِٱلْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ ٱلنَّاسِ بِمَآ أَرَىٰكَ ٱللَّهُ ۚ وَلَا تَكُن لِّلْخَآئِنِينَ خَصِيمًا
Allah’ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitabı (Kur’an’ı) bir amaç ile indirdik; hainlerden taraf olma!
- 4:137İçerik: Dinden dönen (mürted) öldürülür mü? Kuran ne diyor?
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ ثُمَّ ءَامَنُوا۟ ثُمَّ كَفَرُوا۟ ثُمَّ ٱزْدَادُوا۟ كُفْرًا لَّمْ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغْفِرَ لَهُمْ وَلَا لِيَهْدِيَهُمْ سَبِيلًۢا
Şüphesiz ki iman edip sonra inkâr edenler, sonra yine iman edip tekrar inkâr edenler, sonra da inkârlarını artıranlar var ya, Allah (işte) onları bağışlamayacak ve onları doğru yola ulaştırmayacaktır.
- 5:99İçerik: “Resûl'e itaat edin” hadisi bağlar mı?
مَّا عَلَى ٱلرَّسُولِ إِلَّا ٱلْبَلَـٰغُ ۗ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تُبْدُونَ وَمَا تَكْتُمُونَ
Elçiye düşen, sadece tebliğdir. Allah sizin açığa vurduklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.
- 10:99İçerik: Dinden dönen (mürted) öldürülür mü? Kuran ne diyor?
وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ لَـَٔامَنَ مَن فِى ٱلْأَرْضِ كُلُّهُمْ جَمِيعًا ۚ أَفَأَنتَ تُكْرِهُ ٱلنَّاسَ حَتَّىٰ يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ
Rabbin dileseydi yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. (Şimdi) sen inanmaları için insanları zorlayacak mısın!
- 16:35İçerik: “Resûl'e itaat edin” hadisi bağlar mı?
وَقَالَ ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ لَوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا عَبَدْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ نَّحْنُ وَلَآ ءَابَآؤُنَا وَلَا حَرَّمْنَا مِن دُونِهِۦ مِن شَىْءٍ ۚ كَذَٰلِكَ فَعَلَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ فَهَلْ عَلَى ٱلرُّسُلِ إِلَّا ٱلْبَلَـٰغُ ٱلْمُبِينُ
Ortak koşanlar şöyle demişlerdi: “Allah dileseydi biz de babalarımız da O’nun peşi sıra başka şeylere tapmazdık. O’nun peşi sıra (O’na rağmen) hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Onlardan öncekiler de böyle yapmışlardı. Elçilere apaçık tebliğden başka ne düşer ki!