← Sure 4

4:105

إِنَّآ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَـٰبَ بِٱلْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ ٱلنَّاسِ بِمَآ أَرَىٰكَ ٱللَّهُ ۚ وَلَا تَكُن لِّلْخَآئِنِينَ خَصِيمًا

Kelime kelime

إِنَّآ
muhakkak biz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
آİsimzamir، son ek، 1. çoğul
أَنزَلْنَآ
indirdik ki
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَيْكَ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَيْEdatharf-i cer (edat)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱلْكِتَٰبَ
Kitabı
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبَİsimeril، mansûb (akuzatif)
بِٱلْحَقِّ
gerçek ile
İsim
Kök: حقق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَقِّİsimeril، mecrûr (genitif)
لِتَحْكُمَ
hüküm veresin diye
Fiil
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تَحْكُمَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
بَيْنَ
arasında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلنَّاسِ
insanlar
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
بِمَآ
biçimde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَآİsimism-i mevsûl
أَرَىٰكَ
sana gösterdiği
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
أَرَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. tekil
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
وَلَا
olma
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَكُن
olma
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
تَكُنFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
لِّلْخَآئِنِينَ
hainlerin
İsim
Kök: خون
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَآئِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
خَصِيمًا
savunucusu
İsim
Kök: خصم
Dilbilgisi (i'rab)
خَصِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Doğrusu, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği gibi hükmedesin diye Kitap'ı sana hak olarak indirdik; hakkı gözet, hainlerden taraf olma.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz sana Kitab (Kur'ân)ı hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Allah’ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitabı (Kur’an’ı) bir amaç ile indirdik; hainlerden taraf olma!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We have sent down to thee the Book in truth, that thou mightest judge between men, as guided by Allah: so be not (used) as an advocate by those who betray their trust;

A. Yusuf Alipublic-domain

We have sent down the Scripture to you [Prophet] with the truth so that you can judge between people in accordance with what God has shown you. Do not be an advocate for those who betray trust.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! We reveal unto thee the Scripture with the truth, that thou mayst judge between mankind by that which Allah showeth thee. And be not thou a pleader for the treacherous;

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, We have revealed to you, [O Muḥammad], the Book in truth so you may judge between the people by that which Allāh has shown you. And do not be for the deceitful an advocate.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إنا أنزلنا إليك -أيها الرسول- القرآن مشتملا على الحق؛ لتفصل بين الناس جميعًا بما أوحى الله إليك، وبَصَّرك به، فلا تكن للذين يخونون أنفسهم -بكتمان الحق- مدافعًا عنهم بما أيدوه لك من القول المخالف للحقيقة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?