← Sure 9

9:28

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّمَا ٱلْمُشْرِكُونَ نَجَسٌ فَلَا يَقْرَبُوا۟ ٱلْمَسْجِدَ ٱلْحَرَامَ بَعْدَ عَامِهِمْ هَـٰذَا ۚ وَإِنْ خِفْتُمْ عَيْلَةً فَسَوْفَ يُغْنِيكُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦٓ إِن شَآءَ ۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
Ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوٓا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِنَّمَا
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
ٱلْمُشْرِكُونَ
ortak koşanlar
İsim
Kök: شرك
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُشْرِكُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)
نَجَسٌ
pisliktir
İsim
Kök: نجس
Dilbilgisi (i'rab)
نَجَسٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَلَا
artık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَقْرَبُوا۟
yaklaşmasınlar
Fiil
Kök: قرب
Dilbilgisi (i'rab)
يَقْرَبُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْمَسْجِدَ
Mescid-i
İsim
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَسْجِدَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْحَرَامَ
Haram'a
İsim
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَرَامَİsimeril، mansûb (akuzatif)
بَعْدَ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدَİsimzaman zarfı، mansûb (akuzatif)
عَامِهِمْ
yıllarından
İsim
Kök: عوم
Dilbilgisi (i'rab)
عَامِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
وَإِنْ
ve eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنْEdatşart
خِفْتُمْ
korkarsanız
Fiil
Kök: خوف
Dilbilgisi (i'rab)
خِفْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَيْلَةً
yoksulluğa düşmekten
İsim
Kök: عيل
Dilbilgisi (i'rab)
عَيْلَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَسَوْفَ
yakında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سَوْفَEdatgelecek (se/sevfe)
يُغْنِيكُمُ
sizi zengin edecektir
Fiil
Kök: غني
Dilbilgisi (i'rab)
يُغْنِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
مِن
kendi lutfundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
فَضْلِهِۦٓ
lutuf
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
شَآءَ
dilerse
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
عَلِيمٌ
bilendir
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
حَكِيمٌ
hikmet sahibidir
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
حَكِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Ey inananlar! Doğrusu puta tapanlar pistirler, bu sebeple, bu yıllardan sonra Mescidi Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer fakirlikten korkarsanız, bilin ki Allah dilerse sizi bol nimetiyle zenginleştirecektir. Allah şüphesiz bilendir, hakimdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey iman edenler! Müşrikler bir pisliktirler. Artık bu yıldan sonra Mescidi Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız Allah sizi dilediğinde lütuf ve ihsanıyla zenginleştirecektir. Allah gerçekten alîmdir, hakîmdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Müşrikler ancak bir pisliktir. Onun için bu yıllarından sonra Mescid-i Haram’a yaklaşmasınlar! Yoksulluktan korkarsanız, (bilin ki) Allah dilerse sizi kendi lütfundan zengin edecektir. Şüphesiz ki Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye who believe! Truly the Pagans are unclean; so let them not, after this year of theirs, approach the Sacred Mosque. And if ye fear poverty, soon will Allah enrich you, if He wills, out of His bounty, for Allah is All-knowing, All-wise.

A. Yusuf Alipublic-domain

Believers, those who ascribe partners to God are truly unclean: do not let them come near the Sacred Mosque after this year. If you are afraid you may become poor, [bear in mind that] God will enrich you out of His bounty if He pleases: God is all knowing and wise.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! The idolaters only are unclean. So let them not come near the Inviolable Place of Worship after this their year. If ye fear poverty (from the loss of their merchandise) Allah shall preserve you of His bounty if He will. Lo! Allah is Knower, Wise.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, indeed the polytheists are unclean, so let them not approach al-Masjid al-Ḥarām after this, their [final] year. And if you fear privation, Allāh will enrich you from His bounty if He wills. Indeed, Allāh is Knowing and Wise.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا معشر المؤمنين إنما المشركون رِجْس وخَبَث فلا تمكنوهم من الاقتراب من الحرم بعد هذا العام التاسع من الهجرة، وإن خفتم فقرًا لانقطاع تجارتهم عنكم، فإن الله سيعوضكم عنها، ويكفيكم من فضله إن شاء، إن الله عليم بحالكم، حكيم في تدبير شؤونكم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?