← Sure 9

9:93

۞ إِنَّمَا ٱلسَّبِيلُ عَلَى ٱلَّذِينَ يَسْتَـْٔذِنُونَكَ وَهُمْ أَغْنِيَآءُ ۚ رَضُوا۟ بِأَن يَكُونُوا۟ مَعَ ٱلْخَوَالِفِ وَطَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Kelime kelime

إِنَّمَا
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
ٱلسَّبِيلُ
(kınanmasına) yol vardır
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّبِيلُİsimeril، merfû (nominatif)
عَلَى
kimselerin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
يَسْتَـْٔذِنُونَكَ
senden izin isteyen
Fiil
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْتَـْٔذِنُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
وَهُمْ
onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
أَغْنِيَآءُ
zengin oldukları halde
İsim
Kök: غني
Dilbilgisi (i'rab)
أَغْنِيَآءُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
رَضُوا۟
onlar razı oldular
Fiil
Kök: رضو
Dilbilgisi (i'rab)
رَضُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِأَن
olmağa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَنEdatmasdar bağlacı
يَكُونُوا۟
etmiyorlar
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
يَكُونُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَعَ
beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلْخَوَالِفِ
geri kalan kadınlarla
İsim
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
خَوَالِفِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَطَبَعَ
ve mühürledi
Fiil
Kök: طبع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
طَبَعَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
عَلَىٰ
üzerini
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
قُلُوبِهِمْ
onların kalbleri
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَهُمْ
artık onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
لَا
bilmezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يَعْلَمُونَ
bilen
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Sorumluluk ancak, zengin oldukları halde senden izin isteyen, geride kalan kadınlarla bulunmaya razı olanlara ve Allah kalblerini mühürlemiş olduğu için bilmeyenleredir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kınamaya yol, ancak zengin oldukları halde geri kalmak için senden izin isteyenleredir. Bunlar geri kalanlarla beraber olmayı tercih ettiler. Allah da kalblerini mühürledi. Onlar, artık başlarına geleceği bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sorumluluk sadece zengin oldukları hâlde senden izin isteyenlerin üzerinedir. (Çünkü) onlar geride kalan (kadın)larla birlikte olmaya razı oldular. (Bu nedenle) Allah da onların kalplerini mühürlemiştir; artık (gerçeği) bilemezler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The ground (of complaint) is against such as claim exemption while they are rich. They prefer to stay with the (women) who remain behind: Allah hath sealed their hearts; so they know not (What they miss).

A. Yusuf Alipublic-domain

The ones open to blame are those who asked you for exemption despite their wealth, and who preferred to be with those who stay behind. God has sealed their hearts: they do not understand.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The road (of blame) is only against those who ask for leave of thee (to stay at home) when they are rich. They are content to be with the useless. Allah hath sealed their hearts so that they know not.

M. Pickthallpublic-domain

The cause [for blame] is only upon those who ask permission of you while they are rich. They are satisfied to be with those who stay behind, and Allāh has sealed over their hearts, so they do not know.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إنما الإثم واللوم على الأغنياء الذين جاءوك -أيها الرسول- يطلبون الإذن بالتخلف، وهم المنافقون الأغنياء اختاروا لأنفسهم القعود مع النساء وأهل الأعذار، وختم الله على قلوبهم بالنفاق، فلا يدخلها إيمان، فهم لا يعلمون سوء عاقبتهم بتخلفهم عنك وتركهم الجهاد معك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?