27:32
قَالَتْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلْمَلَؤُا۟ أَفْتُونِى فِىٓ أَمْرِى مَا كُنتُ قَاطِعَةً أَمْرًا حَتَّىٰ تَشْهَدُونِ
كلمة بكلمة
الإعراب
الإعراب
الإعراب
الإعراب
الإعراب
الترجمة
قالت: يا أيها الأشراف أشيروا عليَّ في هذا الأمر، ما كنت لأفصل في أمر إلا بمحضركم ومشورتكم.
Tafsir al-Muyassarfree-distribution
"Ey ileri gelenler! Vereceğim emir hakkında bana fikrinizi söyleyin; siz benim yanımda bulunmadıkça, bir iş hakkında kesin bir hüküm vermem" dedi.
Diyanet İşleriall-rights-reserved
(Sonra Melike) dedi ki: "Beyler, ulular! Bu işimde bana bir fikir verin. (Bilirsiniz) siz yanımda olmadan hiçbir işi kestirip atmam."
Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain
(Belkıs:) “Ey yöneticiler! Bu işimde bana bir fikir verin! Bana şahit oluncaya (çözüm üretinceye) kadar hiçbir işe kesin karar vermeyeceğim.” demişti.
Mehmet Okuyanall-rights-reserved
She said: "Ye chiefs! advise me in (this) my affair: no affair have I decided except in your presence."
A. Yusuf Alipublic-domain
She said, ‘Counsellors, give me your counsel in the matter I now face: I only ever decide on matters in your presence.’
M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved
She said: O chieftains! Pronounce for me in my case. I decide no case till ye are present with me.
M. Pickthallpublic-domain
She said, "O eminent ones, advise me in my affair. I would not decide a matter until you witness [for] me."
Saheeh Internationalall-rights-reserved