← Sure 17

17:13

وَكُلَّ إِنسَـٰنٍ أَلْزَمْنَـٰهُ طَـٰٓئِرَهُۥ فِى عُنُقِهِۦ ۖ وَنُخْرِجُ لَهُۥ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ كِتَـٰبًا يَلْقَىٰهُ مَنشُورًا

Kelime kelime

وَكُلَّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كُلَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
إِنسَٰنٍ
insanın
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
إِنسَٰنٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَلْزَمْنَٰهُ
bağladık
Fiil
Kök: لزم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلْزَمْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
طَٰٓئِرَهُۥ
kuşunu (kaderini)
İsim
Kök: طير
Dilbilgisi (i'rab)
طَٰٓئِرَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
فِى
boynuna
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
عُنُقِهِۦ
boyunları
İsim
Kök: عنق
Dilbilgisi (i'rab)
عُنُقِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَنُخْرِجُ
ve çıkarırız
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نُخْرِجُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
لَهُۥ
onun için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُۥİsimzamir، 3. tekil eril
يَوْمَ
günü
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَوْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْقِيَٰمَةِ
kıyamet
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قِيَٰمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
كِتَٰبًا
bir Kitap
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كِتَٰبًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
يَلْقَىٰهُ
bulacağı
Fiil
Kök: لقي
Dilbilgisi (i'rab)
يَلْقَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مَنشُورًا
açılmış olarak
İsim
Kök: نشر
Dilbilgisi (i'rab)
مَنشُورًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Her insanın boynuna işlediklerini dolarız ve kıyamet günü açılmış bulacağı Kitap'ı önüne çıkarırız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Her insanın amel defterini boynuna doladık, kıyamet günü açılmış bulacağı kitabı önüne çıkarırız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Her insanın uçup (gittiğini sandığı davranışlar)ını boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, (önünde) açılmış bir kitap (amel defteri) çıkartacağız.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Every man's fate We have fastened on his own neck: On the Day of Judgment We shall bring out for him a scroll, which he will see spread open.

A. Yusuf Alipublic-domain

We have bound each human being’s destiny to his neck. On the Day of Resurrection, We shall bring out a record for each of them, which they will find spread wide open,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And every man's augury have We fastened to his own neck, and We shall bring forth for him on the Day of Resurrection a book which he will find wide open.

M. Pickthallpublic-domain

And [for] every person We have imposed his fate upon his neck, and We will produce for him on the Day of Resurrection a record which he will encounter spread open.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكل إنسان يجعل الله ما عمله مِن خير أو شر ملازمًا له، فلا يحاسَب بعمل غيره، ولا يحاسَب غيره بعمله، ويخرج الله له يوم القيامة كتابًا قد سُجِّلت فيه أعماله يراه مفتوحًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?