← Sure 17

17:12

وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ ءَايَتَيْنِ ۖ فَمَحَوْنَآ ءَايَةَ ٱلَّيْلِ وَجَعَلْنَآ ءَايَةَ ٱلنَّهَارِ مُبْصِرَةً لِّتَبْتَغُوا۟ فَضْلًا مِّن رَّبِّكُمْ وَلِتَعْلَمُوا۟ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلْحِسَابَ ۚ وَكُلَّ شَىْءٍ فَصَّلْنَـٰهُ تَفْصِيلًا

Kelime kelime

وَجَعَلْنَا
ve biz yaptık
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلَّيْلَ
geceyi
İsim
Kök: ليل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّEdatmarife (belirli)، ön ek
يْلَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَٱلنَّهَارَ
ve gündüzü
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّهَارَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ءَايَتَيْنِ
iki ayet
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَتَيْنِİsimdişil ikil، mansûb (akuzatif)
فَمَحَوْنَآ
(sonra) sildik
Fiil
Kök: محو
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَحَوْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ءَايَةَ
ayetini
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَةَİsimdişil tekil، mansûb (akuzatif)
ٱلَّيْلِ
gecenin
İsim
Kök: ليل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّEdatmarife (belirli)، ön ek
يْلِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَجَعَلْنَآ
ve yaptık
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ءَايَةَ
ayetini
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَةَİsimdişil tekil، mansûb (akuzatif)
ٱلنَّهَارِ
gündüz
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّهَارِİsimeril، mecrûr (genitif)
مُبْصِرَةً
aydınlatıcı
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
مُبْصِرَةًİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّتَبْتَغُوا۟
aramanız için
Fiil
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تَبْتَغُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَضْلًا
lutfunu
İsim
Kök: فضل
Dilbilgisi (i'rab)
فَضْلًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّن
Rabbinizin
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلِتَعْلَمُوا۟
ve bilmeniz için
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
تَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
عَدَدَ
sayısını
İsim
Kök: عدد
Dilbilgisi (i'rab)
عَدَدَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلسِّنِينَ
yılların
İsim
Kök: سنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سِّنِينَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْحِسَابَ
ve hesabı
İsim
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حِسَابَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
وَكُلَّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كُلَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فَصَّلْنَٰهُ
anlattık
Fiil
Kök: فصل
Dilbilgisi (i'rab)
فَصَّلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
تَفْصِيلًا
açık açık
İsim
Kök: فصل
Dilbilgisi (i'rab)
تَفْصِيلًاİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Gece ve gündüzü varlığımıza birer delil kıldık. Bir delil olan geceyi kaldırıp yine bir delil olan gündüzü Rabbinizin bol nimetini aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için aydınlık kıldık. Her şeyi uzun uzadıya açıkladık.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz geceyi ve gündüzü varlığımıza delalet eden birer delil kıldık. Sonra Rabbinizden bir lütuf aramanız, yılların sayısını ve hesabını bilmeniz için gecenin karanlığını silip (yerine) eşyayı aydınlatan gündüzün aydınlığını getirdik. İşte biz her şeyi uzun uzadıya anlattık.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz geceyi ve gündüzü iki delil olarak yarattık. Rabbinizin lütfundan aramanız ve yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için gecenin delilini (Ay'ı) silip, (yerine) aydınlatan gündüzün delilini (Güneş'i) getirdik. İşte (bu konuda) her şeyi açıkça anlattık.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

We have made the Night and the Day as two (of Our) Signs: the Sign of the Night have We obscured, while the Sign of the Day We have made to enlighten you; that ye may seek bounty from your Lord, and that ye may know the number and count of the years: all things have We explained in detail.

A. Yusuf Alipublic-domain

We made the night and the day as two signs, then darkened the night and made the daylight for seeing, for you to seek your Lord’s bounty and to know how to count the years and calculate. We have explained everything in detail.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We appoint the night and the day two portents. Then We make dark the portent of the night, and We make the portent of the day sight-giving, that ye may seek bounty from your Lord, and that ye may know the computation of the years, and the reckoning; and everything have We expounded with a clear expounding.

M. Pickthallpublic-domain

And We have made the night and day two signs, and We erased the sign of the night and made the sign of the day visible that you may seek bounty from your Lord and may know the number of years and the account [of time]. And everything We have set out in detail.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وجعلنا الليل والنهار علامتين دالَّتين على وحدانيتنا وقدرتنا، فمَحَوْنا علامة الليل -وهي القمر- وجعلنا علامة النهار -وهي الشمس- مضيئة؛ ليبصر الإنسان في ضوء النهار كيف يتصرف في شؤون معاشه، ويخلد في الليل إلى السكن والراحة، وليعلم الناس -من تعاقب الليل والنهار- عدد السنين وحساب الأشهر والأيام، فيرتبون عليها ما يشاؤون من مصالحهم. وكل شيء بيَّناه تبيينًا كافيًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?