← Sure 17

17:83

وَإِذَآ أَنْعَمْنَا عَلَى ٱلْإِنسَـٰنِ أَعْرَضَ وَنَـَٔا بِجَانِبِهِۦ ۖ وَإِذَا مَسَّهُ ٱلشَّرُّ كَانَ يَـُٔوسًا

Kelime kelime

وَإِذَآ
ne zaman
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذَآİsimzaman zarfı
أَنْعَمْنَا
ni'met versek
Fiil
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
أَنْعَمْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَى
insana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْإِنسَٰنِ
insanı
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
إِنسَٰنِİsimeril، mecrûr (genitif)
أَعْرَضَ
yüz çevirip
Fiil
Kök: عرض
Dilbilgisi (i'rab)
أَعْرَضَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَنَـَٔا
döner
Fiil
Kök: نأي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَـَٔاFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِجَانِبِهِۦ
yanını
İsim
Kök: جنب
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
جَانِبِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَإِذَا
ve ne zaman ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
مَسَّهُ
ona dokunsa
Fiil
Kök: مسس
Dilbilgisi (i'rab)
مَسَّFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ٱلشَّرُّ
bir zarar
İsim
Kök: شرر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّرُّİsimeril tekil، merfû (nominatif)
كَانَ
umutsuzluğa düşer
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
يَـُٔوسًا
hemen üzülür
İsim
Kök: يأس
Dilbilgisi (i'rab)
يَـُٔوسًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

İnsana nimet verdiğimiz zaman yüz çevirerek yan çizer; başına bir kötülük gelince de yese düşer.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz insana nimet verdiğimiz zaman, Allah'ı anmaktan yüz çevirip uzaklaşır. Ona fenalık dokununca da ümitsizliğe kapılır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz o (nankör) insana nimet verdiğimizde yüz çevirip yan çizer. Kendisine bir sıkıntı dokununca da iyice karamsarlığa düşer.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Yet when We bestow Our favours on man, he turns away and becomes remote on his side (instead of coming to Us), and when evil seizes him he gives himself up to despair!

A. Yusuf Alipublic-domain

When We favour man he turns arrogantly to one side, but when harm touches him, he falls into despair.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when We make life pleasant unto man, he turneth away and is averse; and when ill toucheth him he is in despair.

M. Pickthallpublic-domain

And when We bestow favor upon man [i.e., the disbeliever], he turns away and distances himself; and when evil touches him, he is ever despairing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وإذا أنعمنا على الإنسان من حيث هو بمال وعافية ونحوهما، تولَّى وتباعد عن طاعة ربه، وإذا أصابته شدة مِن فقر أو مرض كان قنوطًا؛ لأنه لا يثق بفضل الله تعالى، إلا من عصم الله في حالتي سرَّائه وضرَّائه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution