← Sure 19

19:21

قَالَ كَذَٰلِكِ قَالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ ۖ وَلِنَجْعَلَهُۥٓ ءَايَةً لِّلنَّاسِ وَرَحْمَةً مِّنَّا ۚ وَكَانَ أَمْرًا مَّقْضِيًّا

Kelime kelime

قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
كَذَٰلِكِ
öyledir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كِEdatmuhâtab، son ek، dişil
قَالَ
dedi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
رَبُّكِ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كِİsimzamir، son ek، 2. tekil dişil
هُوَ
O
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
عَلَىَّ
bana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىَّEdatharf-i cer (edat)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
هَيِّنٌ
kolaydır
İsim
Kök: هون
Dilbilgisi (i'rab)
هَيِّنٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
وَلِنَجْعَلَهُۥٓ
onu kılmak için
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
نَجْعَلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هُۥٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ءَايَةً
bir mu'cize
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَةًİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّلنَّاسِ
insanlara
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَرَحْمَةً
ve bir rahmet
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
رَحْمَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّنَّا
bizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنَّEdatharf-i cer (edat)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَكَانَ
ve olup
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَمْرًا
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مَّقْضِيًّا
karara bağlanarak
İsim
Kök: قضي
Dilbilgisi (i'rab)
مَّقْضِيًّاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Cebrail: "Bu böyledir, çünkü Rabbin, 'Bu bana kolaydır, onu insanlar için bir mucize ve katımızdan da bir rahmet kılacağız; hem bu önceden kararlaştırılmış bir iştir' diyor" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Melek: "Bu, dediğin gibidir. Ancak Rabbin buyurdu ki: Bu (babasız çocuk vermek), bana pek kolaydır. Hem biz onu nezdimizden insanlara bir mucize ve rahmet kılacağız. Hem, bu önceden (ezelde) kararlaştırılmış bir iştir." dedi.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Cebrail ise) şöyle demişti: “Öyle, (ama) Rabbin ‘O (iş) benim için kolaydır. Biz onu insanlara bir ayet (mucize) ve katımızdan bir rahmet kılmak için (böyle yapacağız. Zaten bu iş), karara bağlanmış (olmuş bitmiş) bir iştir (hükümdür)’ buyurmuştur.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He said: "So (it will be): Thy Lord saith, 'that is easy for Me: and (We wish) to appoint him as a Sign unto men and a Mercy from Us': It is a matter (so) decreed."

A. Yusuf Alipublic-domain

and he said, ‘This is what your Lord said: “It is easy for Me- We shall make him a sign to all people, a blessing from Us.”’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He said: So (it will be). Thy Lord saith: It is easy for Me. And (it will be) that We may make of him a revelation for mankind and a mercy from Us, and it is a thing ordained.

M. Pickthallpublic-domain

He said, "Thus [it will be]; your Lord says, 'It is easy for Me, and We will make him a sign to the people and a mercy from Us. And it is a matter [already] decreed.'"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال لها المَلَك: هكذا الأمر كما تصفين من أنه لم يمسسك بشر، ولم تكوني بَغِيًّا، ولكن ربك قال: الأمر عليَّ سهل؛ وليكون هذا الغلام علامة للناس تدل على قدرة الله تعالى، ورحمة منَّا به وبوالدته وبالناس، وكان وجود عيسى على هذه الحالة قضاء سابقًا مقدَّرًا، مسطورًا في اللوح المحفوظ، فلا بد مِن نفوذه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?