← Sure 2

2:269

يُؤْتِى ٱلْحِكْمَةَ مَن يَشَآءُ ۚ وَمَن يُؤْتَ ٱلْحِكْمَةَ فَقَدْ أُوتِىَ خَيْرًا كَثِيرًا ۗ وَمَا يَذَّكَّرُ إِلَّآ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَـٰبِ

Kelime kelime

يُؤْتِى
verir
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْتِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱلْحِكْمَةَ
Hikmeti
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حِكْمَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
مَن
kimseye
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَمَن
ve kimse
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimşart
يُؤْتَ
verilen
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يُؤْتَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
ٱلْحِكْمَةَ
Hikmet
İsim
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حِكْمَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
فَقَدْ
elbette
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
أُوتِىَ
verilmiştir
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
أُوتِىَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
خَيْرًا
hayır
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
كَثِيرًا
çok
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
كَثِيرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
وَمَا
bunu anlamaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
يَذَّكَّرُ
öğüt dinleyecektir
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
يَذَّكَّرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
إِلَّآ
başkası
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
أُو۟لُوا۟
sahiplerinden
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لُوا۟İsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلْأَلْبَٰبِ
akıl
İsim
Kök: لبب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَلْبَٰبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse şüphesiz ona çokça hayır verilmiştir. Bundan ancak akıl sahipleri ibret alır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Dilediğine hikmet verir, hikmet verilene ise pek çok hayır verilmiş demektir. Ve bunu ancak üstün akıllılar anlar.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Allah) hikmeti (doğru hüküm verme yeteneğini) dileyene (layık gördüğüne) verir. Kime hikmet (doğru hüküm verme yeteneği) verilirse, elbette ona pek çok iyilik verilmiş demektir. Derin akıl sahiplerinden başkası (gerçeği) hatırlamaz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He granteth wisdom to whom He pleaseth; and he to whom wisdom is granted receiveth indeed a benefit overflowing; but none will grasp the Message but men of understanding.

A. Yusuf Alipublic-domain

and He gives wisdom to whoever He will. Whoever is given wisdom has truly been given much good, but only those with insight bear this in mind.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He giveth wisdom unto whom He will, and he unto whom wisdom is given, he truly hath received abundant good. But none remember except men of understanding.

M. Pickthallpublic-domain

He gives wisdom to whom He wills, and whoever has been given wisdom has certainly been given much good. And none will remember except those of understanding.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يؤتي الله الإصابة في القول والفعل مَن يشاء من عباده، ومن أنعم الله عليه بذلك فقد أعطاه خيرًا كثيرًا. وما يتذكر هذا وينتفع به إلا أصحاب العقول المستنيرة بنور الله وهدايته.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?