← Sure 58

58:11

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا قِيلَ لَكُمْ تَفَسَّحُوا۟ فِى ٱلْمَجَـٰلِسِ فَٱفْسَحُوا۟ يَفْسَحِ ٱللَّهُ لَكُمْ ۖ وَإِذَا قِيلَ ٱنشُزُوا۟ فَٱنشُزُوا۟ يَرْفَعِ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنكُمْ وَٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ دَرَجَـٰتٍ ۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوٓا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِذَا
zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
قِيلَ
dendiği
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قِيلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
تَفَسَّحُوا۟
yer açın
Fiil
Kök: فسح
Dilbilgisi (i'rab)
تَفَسَّحُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِى
meclislerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمَجَٰلِسِ
meclisler
İsim
Kök: جلس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَجَٰلِسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
فَٱفْسَحُوا۟
yer açın ki
Fiil
Kök: فسح
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱفْسَحُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
يَفْسَحِ
genişlik versin
Fiil
Kök: فسح
Dilbilgisi (i'rab)
يَفْسَحِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
لَكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كُمْİsimzamir، 2. çoğul eril
وَإِذَا
zaman da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذَاİsimzaman zarfı
قِيلَ
dendiği
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قِيلَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
ٱنشُزُوا۟
kalkın
Fiil
Kök: نشز
Dilbilgisi (i'rab)
ٱنشُزُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فَٱنشُزُوا۟
kalkın ki
Fiil
Kök: نشز
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱنشُزُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
يَرْفَعِ
yükseltsin
Fiil
Kök: رفع
Dilbilgisi (i'rab)
يَرْفَعِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلَّذِينَ
kimseleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(ları)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِنكُمْ
sizden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَٱلَّذِينَ
ve kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
أُوتُوا۟
verilenleri
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
أُوتُFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلْعِلْمَ
ilim
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عِلْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
دَرَجَٰتٍ
derecelerle
İsim
Kök: درج
Dilbilgisi (i'rab)
دَرَجَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَٱللَّهُ
ve Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِمَا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
خَبِيرٌ
haber almaktadır
İsim
Kök: خبر
Dilbilgisi (i'rab)
خَبِيرٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)

Meal

TR

Ey inananlar! Toplantılarda, size, "Yer açın" denince yer açın ki Allah da size genişlik versin; "Kalkın" denildiği zaman da hemen kalkın ki, Allah, içinizden inanmış olanları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah işlediklerinizden haberdardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey iman edenler! Size: "Meclislerde yer açın." denilince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size "Kalkın." denilince de kalkın ki Allah sizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Size “Meclislerde yer açın!” denince yer açın ki Allah da size genişlik versin. Size “Kalkın!” denince kalkın ki Allah da içinizden inananları ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle yükseltsin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye who believe! When ye are told to make room in the assemblies, (spread out and) make room: (ample) room will Allah provide for you. And when ye are told to rise up, rise up Allah will rise up, to (suitable) ranks (and degrees), those of you who believe and who have been granted (mystic) Knowledge. And Allah is well-acquainted with all ye do.

A. Yusuf Alipublic-domain

You who believe, if you are told to make room for one another in your assemblies, then do so, and God will make room for you, and if you are told to rise up, do so: God will raise up, by many degrees, those of you who believe and those who have been given knowledge: He is fully aware of what you do.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! when it is said unto you, Make room! in assemblies, then make room; Allah will make way for you (hereafter). And when it is said, Come up higher! go up higher; Allah will exalt those who believe among you, and those who have knowledge, to high ranks. Allah is Informed of what ye do.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, when you are told, "Space yourselves" in assemblies, then make space; Allāh will make space for you. And when you are told, "Arise," then arise; Allāh will raise those who have believed among you and those who were given knowledge, by degrees. And Allāh is Aware of what you do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا أيها الذين صدَّقوا الله ورسوله وعملوا بشرعه، إذا طُلب منكم أن يوسع بعضكم لبعض المجالس فأوسعوا، يوسع الله عليكم في الدنيا والآخرة، وإذا طلب منكم- أيها المؤمنون- أن تقوموا من مجالسكم لأمر من الأمور التي يكون فيها خير لكم فقوموا، يرفع الله مكانة المؤمنين المخلصين منكم، ويرفع مكانة أهل العلم درجات كثيرة في الثواب ومراتب الرضوان، والله تعالى خبير بأعمالكم لا يخفى عليه شيء منها، وهو مجازيكم عليها. وفي الآية تنويه بمكانة العلماء وفضلهم، ورفع درجاتهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?