← Sure 22

22:46

أَفَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَآ أَوْ ءَاذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا ۖ فَإِنَّهَا لَا تَعْمَى ٱلْأَبْصَـٰرُ وَلَـٰكِن تَعْمَى ٱلْقُلُوبُ ٱلَّتِى فِى ٱلصُّدُورِ

Kelime kelime

أَفَلَمْ
hiç
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
فَEdatek bağlaç، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
يَسِيرُوا۟
gezmediler mi?
Fiil
Kök: سير
Dilbilgisi (i'rab)
يَسِيرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
yer yüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
فَتَكُونَ
olsun
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatsebebiyet، ön ek
تَكُونَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
لَهُمْ
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
قُلُوبٌ
kalbleri
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبٌİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
يَعْقِلُونَ
düşünecekleri
Fiil
Kök: عقل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْقِلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِهَآ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَآİsimzamir، 3. tekil dişil
أَوْ
veyahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
ءَاذَانٌ
kulakları
İsim
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاذَانٌİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
يَسْمَعُونَ
işitecekleri
Fiil
Kök: سمع
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْمَعُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِهَا
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَاİsimzamir، 3. tekil dişil
فَإِنَّهَا
zira
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
لَا
kör olmaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
تَعْمَى
kör olur
Fiil
Kök: عمي
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
ٱلْأَبْصَٰرُ
gözler
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَبْصَٰرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
وَلَٰكِن
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنEdatAMD
تَعْمَى
kör olur
Fiil
Kök: عمي
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
ٱلْقُلُوبُ
kalbler
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُلُوبُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
ٱلَّتِى
içindeki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّتِىİsimism-i mevsûl، dişil tekil
فِى
yeryüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلصُّدُورِ
göğüsler
İsim
Kök: صدر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صُّدُورِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Gerçek şudur ki, gözler kör olmaz, fakat asıl göğüslerin içindeki kalpler kör olur.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(İnkârcılar) yeryüzünde hiç dolaşmadılar mı? (Dolaşsalardı) kendileriyle akıl edecek kalpleri veya duyacak kulakları olurdu. (Gerçek şu ki) gözler kör olmaz fakat göğüslerdeki kalpler kör olur.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Do they not travel through the land, so that their hearts (and minds) may thus learn wisdom and their ears may thus learn to hear? Truly it is not their eyes that are blind, but their hearts which are in their breasts.

A. Yusuf Alipublic-domain

Have these people [of Mecca] not travelled through the land with hearts to understand and ears to hear? It is not people’s eyes that are blind, but their hearts within their breasts.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Have they not travelled in the land, and have they hearts wherewith to feel and ears wherewith to hear? For indeed it is not the eyes that grow blind, but it is the hearts, which are within the bosoms, that grow blind.

M. Pickthallpublic-domain

So have they not traveled through the earth and have hearts by which to reason and ears by which to hear? For indeed, it is not eyes that are blinded, but blinded are the hearts which are within the breasts.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

أفلم يَسِر المكذبون من قريش في الأرض ليشاهدوا آثار المهلكين، فيتفكروا بعقولهم، فيعتبروا، ويسمعوا أخبارهم سماع تدبُّر فيتعظوا؟ فإن العمى ليس عمى البصر، وإنما العمى المُهْلِك هو عمى البصيرة عن إدراك الحق والاعتبار.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?