← Sure 20

20:123

قَالَ ٱهْبِطَا مِنْهَا جَمِيعًۢا ۖ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ عَدُوٌّ ۖ فَإِمَّا يَأْتِيَنَّكُم مِّنِّى هُدًى فَمَنِ ٱتَّبَعَ هُدَاىَ فَلَا يَضِلُّ وَلَا يَشْقَىٰ

Kelime kelime

قَالَ
dedi ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱهْبِطَا
inin
Fiil
Kök: هبط
Dilbilgisi (i'rab)
ٱهْبِطَFiilemir، 2. ikil eril
اİsimzamir، son ek، 2. ikil
مِنْهَا
oradan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
جَمِيعًۢا
hepiniz
İsim
Kök: جمع
Dilbilgisi (i'rab)
جَمِيعًۢاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
بَعْضُكُمْ
bir kısmınız
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضُİsimeril، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
لِبَعْضٍ
diğerinize
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَعْضٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
عَدُوٌّ
düşmansınız
İsim
Kök: عدو
Dilbilgisi (i'rab)
عَدُوٌّİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَإِمَّا
artık
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِEdatşart
مَّاEdatek bağlaç
يَأْتِيَنَّكُم
size geldiği zaman
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
يَأْتِيَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
نَّEdattekit، son ek
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِّنِّى
benden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنِّEdatharf-i cer (edat)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
هُدًى
bir hidayet
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
هُدًىİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَمَنِ
sonra kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنِİsimşart
ٱتَّبَعَ
uyarsa
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّبَعَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُدَاىَ
benim hidayetime
İsim
Kök: هدي
Dilbilgisi (i'rab)
هُدَاİsimeril، mansûb (akuzatif)
ىَİsimzamir، son ek، 1. tekil
فَلَا
yoktur (ona)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَضِلُّ
sapkınlık
Fiil
Kök: ضلل
Dilbilgisi (i'rab)
يَضِلُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
وَلَا
ve yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
يَشْقَىٰ
bir sıkıntı
Fiil
Kök: شقو
Dilbilgisi (i'rab)
يَشْقَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril

Meal

TR

Onlara şöyle dedi: "Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan inin. Elbet size Benden bir yol gösteren gelir; Benim yoluma uyan ne sapar ve ne de bedbaht olur."

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah (onlara) şöyle dedi: "Birbirinize düşman olmak üzere hepiniz oradan (cennetten) inin. Artık benden size bir hidayet (kitab) geldiği zaman, kim benim hidayetime uyarsa işte o, sapıklığa düşmez ve (ahirette) zahmet çekmez.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

(Allah) şöyle demişti: “Birbirinize düşman olarak hepiniz oradan (bahçeden) inin! Artık benden size bir hidayet geldiğinde, kim hidayetime uyarsa sapmayacak ve sıkıntı çekmeyecektir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

He said: "Get ye down, both of you,- all together, from the Garden, with enmity one to another: but if, as is sure, there comes to you Guidance from Me, whosoever follows My Guidance, will not lose his way, nor fall into misery.

A. Yusuf Alipublic-domain

God said, ‘Get out of the garden as each other’s enemy.’ Whoever follows My guidance, when it comes to you [people], will not go astray nor fall into misery,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

He said: Go down hence, both of you, one of you a foe unto the other. But when there come unto you from Me a guidance, then whoso followeth My guidance, he will not go astray nor come to grief.

M. Pickthallpublic-domain

[Allāh] said, "Descend from it [i.e., Paradise] - all, [your descendants] being enemies to one another. And if there should come to you guidance from Me - then whoever follows My guidance will neither go astray [in the world] nor suffer [in the Hereafter].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

قال الله تعالى لآدم وحواء: اهبطا من الجنة إلى الأرض جميعًا مع إبليس، فأنتما وهو أعداء، فإن يأتكم مني هدى وبيان فمن اتبع هداي وبياني وعمل بهما فإنه يرشد في الدنيا، ويهتدي، ولا يشقى في الآخرة بعقاب الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?