← Sure 20

20:90

وَلَقَدْ قَالَ لَهُمْ هَـٰرُونُ مِن قَبْلُ يَـٰقَوْمِ إِنَّمَا فُتِنتُم بِهِۦ ۖ وَإِنَّ رَبَّكُمُ ٱلرَّحْمَـٰنُ فَٱتَّبِعُونِى وَأَطِيعُوٓا۟ أَمْرِى

Kelime kelime

وَلَقَدْ
andolsun
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
قَدْEdattahkik (kad)
قَالَ
demişti
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لَهُمْ
kendilerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
هَٰرُونُ
Harun'u
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰرُونُİsimözel isim، eril، merfû (nominatif)
مِن
önceden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلُ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلُİsimmecrûr (genitif)
يَٰقَوْمِ
ey kavmim
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
قَوْمِİsimeril، mansûb (akuzatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil
إِنَّمَا
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
مَاEdatkâffe (mâ)
فُتِنتُم
siz sınandınız
Fiil
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
فُتِنFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِهِۦ
bununla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
وَإِنَّ
ve şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
رَبَّكُمُ
Rabbiniz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
كُمُİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلرَّحْمَٰنُ
çok esirgeyendir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رَّحْمَٰنُİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat
فَٱتَّبِعُونِى
bana tâbi olun
Fiil
Kök: تبع
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
ٱتَّبِعُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نِىİsimzamir، son ek، 1. tekil
وَأَطِيعُوٓا۟
ve ita'at edin
Fiil
Kök: طوع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَطِيعُFiilemir، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَمْرِى
buyruğuma
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْرِİsimeril، mansûb (akuzatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil

Meal

TR

And olsun ki, Harun da onlara önceden: "Ey milletim! Siz bu buzağı ile sınanıyorsunuz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahman'dır. Bana uyun, emrime itaat edin" demişti.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

And olsun ki Harun daha önce onlara: "Ey kavmim! Siz bununla (buzağı ile) imtihana çekildiniz. Sizin gerçek Rabbiniz Rahmân'dır. Gelin bana uyun ve emrime itaat edin" demişti.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yemin olsun ki Harun, daha önce onlara “Ey kavmim! Siz bununla (buzağı heykeli ile) sadece imtihan edildiniz. Şüphesiz ki Rabbiniz Rahmân’dır; bana uyun ve emrime itaat edin!” demişti.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Aaron had already, before this said to them: "O my people! ye are being tested in this: for verily your Lord is (Allah) Most Gracious; so follow me and obey my command."

A. Yusuf Alipublic-domain

Aaron did say to them, ‘My people, this calf is a test for you. Your true Lord is the Lord of Mercy, so follow me and obey my orders,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And Aaron indeed had told them beforehand: O my people! Ye are but being seduced therewith, for lo! your Lord is the Beneficent, so follow me and obey my order.

M. Pickthallpublic-domain

And Aaron had already told them before [the return of Moses], "O my people, you are only being tested by it, and indeed, your Lord is the Most Merciful, so follow me and obey my order."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولقد قال هارون لبني إسرائيل من قبل رجوع موسى إليهم: يا قوم إنما اختُبرتم بهذا العجل؛ ليظهر المؤمن منكم من الكافر، وإن ربكم الرحمن لا غيره فاتبعوني فيما أدعوكم إليه من عبادة الله، وأطيعوا أمري في اتباع شرعه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?