← Sure 22

22:25

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ ٱلَّذِى جَعَلْنَـٰهُ لِلنَّاسِ سَوَآءً ٱلْعَـٰكِفُ فِيهِ وَٱلْبَادِ ۚ وَمَن يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍۭ بِظُلْمٍ نُّذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ

Kelime kelime

إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden(ler)
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَيَصُدُّونَ
ve geri çevirenler
Fiil
Kök: صدد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَصُدُّFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَن
yolundan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنEdatharf-i cer (edat)
سَبِيلِ
Allah
İsim
Kök: سبل
Dilbilgisi (i'rab)
سَبِيلِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَٱلْمَسْجِدِ
ve Mescid-i (Haram'dan)
İsim
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَسْجِدِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْحَرَامِ
(ve Mescid-i) Haram'dan
İsim
Kök: حرم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَرَامِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلَّذِى
yaptığımız
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
جَعَلْنَٰهُ
biz onu yapsaydık
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
لِلنَّاسِ
bütün insanlar için
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
سَوَآءً
eşit (ibadet yeri)
İsim
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
سَوَآءًİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
ٱلْعَٰكِفُ
yerli olan
İsim
Kök: عكف
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَٰكِفُİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، merfû (nominatif)
فِيهِ
orada
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَٱلْبَادِ
ve dışarıdan gelen
İsim
Kök: بدو
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَادِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimism-i mevsûl
يُرِدْ
isterse
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِدْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فِيهِ
orada (böyle)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
بِإِلْحَادٍۭ
haktan sapmak
İsim
Kök: لحد
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
إِلْحَادٍۭİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بِظُلْمٍ
zulüm ile
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ظُلْمٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
نُّذِقْهُ
ona taddırırız
Fiil
Kök: ذوق
Dilbilgisi (i'rab)
نُّذِقْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِنْ
bir azabtan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
عَذَابٍ
azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَلِيمٍ
acı
İsim
Kök: ألم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلِيمٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Doğrusu inkar edenleri, Allah'ın yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için eşit kılınan Mescidi Haram'dan alıkoyanları ve orada zulm ile yanlış yola saptırmak isteyeni, can yakıcı bir azaba uğratırız.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Şüphesiz inkâr edenlere, Allah'ın yolundan, yerli ve yolcu bütün insanlar için eşit kılınan Mescidi Haram'dan alıkoyanlara ve orada zulümle yanlış yola saptırmak isteyene can yakıcı bir azab tattırırız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kâfir olanlar, Allah’ın yolundan ve yerli, ve(ya) taşralı (uzaktan gelen) bütün insanlara eşit (kıble) kıldığımız Mescid-i Haram’dan (insanları) alıkoymaya kalkanlar (bilmeliler ki) kim orada (böyle) haksızlık ile gerçek(ler)den sapmak isterse ona acı azaptan tattırırız.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

As to those who have rejected (Allah), and would keep back (men) from the Way of Allah, and from the Sacred Mosque, which We have made (open) to (all) men - equal is the dweller there and the visitor from the country - and any whose purpose therein is profanity or wrong-doing - them will We cause to taste of a most Grievous Penalty.

A. Yusuf Alipublic-domain

As for the disbelievers, who bar others from God’s path and from the Sacred Mosque- which We made for all people, residents and visitors alike- and who try to violate it with wrongdoing, We shall make them taste a painful punishment.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! those who disbelieve and bar (men) from the way of Allah and from the Inviolable Place of Worship, which We have appointed for mankind together, the dweller therein and the nomad: whosoever seeketh wrongful partiality therein, him We shall cause to taste a painful doom.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, those who have disbelieved and avert [people] from the way of Allāh and [from] al-Masjid al-Ḥarām, which We made for the people - equal are the resident therein and one from outside - and [also] whoever intends [a deed] therein of deviation [in religion] by wrongdoing - We will make him taste of a painful punishment.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الذين كفروا بالله، وكذبوا بما جاءهم به محمد صلى الله عليه وسلم، ويمنعون غيرهم من الدخول في دين الله، ويصدون رسول الله صلى الله عليه وسلم والمؤمنين في عام "الحديبية" عن المسجد الحرام، الذي جعلناه لجميع المؤمنين، سواء المقيم فيه والقادم إليه، لهم عذاب أليم موجع، ومن يرد في المسجد الحرام الميْلَ عن الحق ظلمًا فيَعْصِ الله فيه، نُذِقْه مِن عذاب أليم موجع.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?