← Sure 22

22:28

لِّيَشْهَدُوا۟ مَنَـٰفِعَ لَهُمْ وَيَذْكُرُوا۟ ٱسْمَ ٱللَّهِ فِىٓ أَيَّامٍ مَّعْلُومَـٰتٍ عَلَىٰ مَا رَزَقَهُم مِّنۢ بَهِيمَةِ ٱلْأَنْعَـٰمِ ۖ فَكُلُوا۟ مِنْهَا وَأَطْعِمُوا۟ ٱلْبَآئِسَ ٱلْفَقِيرَ

Kelime kelime

لِّيَشْهَدُوا۟
şahit olmaları için
Fiil
Kök: شهد
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatta'lil lâmı (amaç)، ön ek
يَشْهَدُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مَنَٰفِعَ
birtakım faydalara
İsim
Kök: نفع
Dilbilgisi (i'rab)
مَنَٰفِعَİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
لَهُمْ
kendileri için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
وَيَذْكُرُوا۟
ve anmaları için
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
يَذْكُرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱسْمَ
adını
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱسْمَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
فِىٓ
günlerde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
أَيَّامٍ
gün
İsim
Kök: يوم
Dilbilgisi (i'rab)
أَيَّامٍİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مَّعْلُومَٰتٍ
belirli
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعْلُومَٰتٍİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat
عَلَىٰ
üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىٰEdatharf-i cer (edat)
مَا
şeyleri
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
رَزَقَهُم
onlara rızık olarak verilen
Fiil
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
رَزَقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّنۢ
yürüyen-dan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنۢEdatharf-i cer (edat)
بَهِيمَةِ
yürüyen
İsim
Kök: بهم
Dilbilgisi (i'rab)
بَهِيمَةِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ٱلْأَنْعَٰمِ
hayvanların
İsim
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنْعَٰمِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
فَكُلُوا۟
yeyin
Fiil
Kök: أكل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كُلُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِنْهَا
onlardan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَأَطْعِمُوا۟
ve yedirin
Fiil
Kök: طعم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَطْعِمُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْبَآئِسَ
sıkıntı içinde bulunan
İsim
Kök: بأس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَآئِسَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلْفَقِيرَ
fakire
İsim
Kök: فقر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
فَقِيرَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Taki kendi menfaatlerine şahid olsunlar; Allah'ın onlara rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Siz de bunlardan yiyin, çaresiz kalmış yoksulu da doyurun.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ta ki kendilerine ait birtakım menfaatlere şahid olsunlar; Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları belli günlerde kurban ederken O'nun adını ansınlar. Siz de onlardan yiyin, yoksulu, fakiri de doyurun.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kendilerine ait birtakım yararları görmeleri, (Allah’ın) onlara rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belirli günlerde Allah’ın ismini anmaları için (insanları hacca çağır)! Artık o (hayvanların eti)nden hem kendiniz yiyin hem de fakir yoksula yedirin!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"That they may witness the benefits (provided) for them, and celebrate the name of Allah, through the Days appointed, over the cattle which He has provided for them (for sacrifice): then eat ye thereof and feed the distressed ones in want.

A. Yusuf Alipublic-domain

to attain benefits and celebrate God’s name, on specified days, over the livestock He has provided for them- feed yourselves and the poor and unfortunate-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

That they may witness things that are of benefit to them, and mention the name of Allah on appointed days over the beast of cattle that He hath bestowed upon them. Then eat thereof and feed therewith the poor unfortunate.

M. Pickthallpublic-domain

That they may witness [i.e., attend] benefits for themselves and mention the name of Allāh on known [i.e., specific] days over what He has provided for them of [sacrificial] animals. So eat of them and feed the miserable and poor.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وأعلِمْ- يا إبراهيم- الناس بوجوب الحج عليهم يأتوك على مختلف أحوالهم مشاةً وركبانًا على كل ضامر من الإبل، وهو: (الخفيف اللحم من السَّيْر والأعمال لا من الهُزال)، يأتين من كل طريق بعيد؛ ليحضروا منافع لهم من: مغفرة ذنوبهم، وثواب أداء نسكهم وطاعتهم، وتكَسُّبِهم في تجاراتهم، وغير ذلك؛ وليذكروا اسم الله على ذَبْح ما يتقربون به من الإبل والبقر والغنم في أيام معيَّنة هي: عاشر ذي الحجة وثلاثة أيام بعده؛ شكرًا لله على نعمه، وهم مأمورون أن يأكلوا مِن هذه الذبائح استحبابًا، ويُطعموا منها الفقير الذي اشتد فقره.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

İçerik