← Sure 2

2:125

وَإِذْ جَعَلْنَا ٱلْبَيْتَ مَثَابَةً لِّلنَّاسِ وَأَمْنًا وَٱتَّخِذُوا۟ مِن مَّقَامِ إِبْرَٰهِـۧمَ مُصَلًّى ۖ وَعَهِدْنَآ إِلَىٰٓ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَـٰعِيلَ أَن طَهِّرَا بَيْتِىَ لِلطَّآئِفِينَ وَٱلْعَـٰكِفِينَ وَٱلرُّكَّعِ ٱلسُّجُودِ

Kelime kelime

وَإِذْ
hani
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِذْİsimzaman zarfı
جَعَلْنَا
biz kıldık
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱلْبَيْتَ
Beyt'i (Ka'be'yi)
İsim
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بَيْتَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مَثَابَةً
toplanma yeri
İsim
Kök: ثوب
Dilbilgisi (i'rab)
مَثَابَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لِّلنَّاسِ
insanlara
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
لِّEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَأَمْنًا
ve güven yeri
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَمْنًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَٱتَّخِذُوا۟
siz de edinin
Fiil
Kök: أخذ
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱتَّخِذُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مِن
makamından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
مَّقَامِ
aranızda durmam
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
مَّقَامِİsimeril، mecrûr (genitif)
إِبْرَٰهِۦمَ
İbrahim'in
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِبْرَٰهِۦمَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
مُصَلًّى
bir namaz yeri
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
مُصَلًّىİsimmansûb (akuzatif)
وَعَهِدْنَآ
ve emretmiştik
Fiil
Kök: عهد
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَهِدْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَآİsimzamir، son ek، 1. çoğul
إِلَىٰٓ
İbrahim'e
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
إِبْرَٰهِۦمَ
İbrahim'in
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِبْرَٰهِۦمَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
وَإِسْمَٰعِيلَ
ve İsma'il'e
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِسْمَٰعِيلَİsimözel isim، eril، mecrûr (genitif)
أَن
temizlemesini
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatINT
طَهِّرَا
kendilerini temizleyeceğin
Fiil
Kök: طهر
Dilbilgisi (i'rab)
طَهِّرَFiilemir، 2. ikil eril
اİsimzamir، son ek، 2. ikil
بَيْتِىَ
ev'imi
İsim
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْتِİsimeril، mansûb (akuzatif)
ىَİsimzamir، son ek، 1. tekil
لِلطَّآئِفِينَ
tavaf edenler için
İsim
Kök: طوف
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
طَّآئِفِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْعَٰكِفِينَ
ibadete kapananlar
İsim
Kök: عكف
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَٰكِفِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلرُّكَّعِ
ve rüku edenler
İsim
Kök: ركع
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
رُّكَّعِİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلسُّجُودِ
secde edenler
İsim
Kök: سجد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سُّجُودِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Kabeyi, insanlar için toplanma ve güven yeri kılmıştık. İbrahim'in makamını namaz yeri edinin, dedik. Evimi ziyaret edenler, kendini ibadete verenler, rüku ve secde edenler için temiz tutun diye İbrahim ve İsmail'e ahd verdik.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz ta o zaman bu Beyt'i, insanlar için bir sevap kazanma ve bir güven yeri kıldık. Siz de Makamı İbrahim'den kendinize bir namazgah edinin. Ayrıca İbrahim ile İsmail'e şöyle ahid verdik: "Beytimi, hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem de rükû ve secde edenler için tertemiz tutun!"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Hani o Ev'i (Kâbe’yi) insanlara toplanma yeri ve güven (mekânı) kılmıştık. "Siz de İbrahim’in makamından bir namaz yeri edinin!" İbrahim’e ve İsmail’e “Tavaf edenler, ibadete kapananlar, rükû (ve) secde edenler için Evimi temiz tutun!” diye emretmiştik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Remember We made the House a place of assembly for men and a place of safety; and take ye the station of Abraham as a place of prayer; and We covenanted with Abraham and Isma'il, that they should sanctify My House for those who compass it round, or use it as a retreat, or bow, or prostrate themselves (therein in prayer).

A. Yusuf Alipublic-domain

We made the House a resort and a sanctuary for people, saying, ‘Take the spot where Abraham stood as your place of prayer.’ We commanded Abraham and Ishmael: ‘Purify My House for those who walk round it, those who stay there, and those who bow and prostrate themselves in worship.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And when We made the House (at Makka) a resort for mankind and sanctuary, (saying): Take as your place of worship the place where Abraham stood (to pray). And We imposed a duty upon Abraham and Ishmael, (saying): Purify My house for those who go around and those who meditate therein and those who bow down and prostrate themselves (in worship).

M. Pickthallpublic-domain

And [mention] when We made the House [i.e., the Kaʿbah] a place of return for the people and [a place of] security. And take, [O believers], from the standing place of Abraham a place of prayer. And We charged Abraham and Ishmael, [saying], "Purify My House for those who perform ṭawāf and those who are staying [there] for worship and those who bow and prostrate [in prayer]."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

واذكر -أيها النبي- حين جعلنا الكعبة مرجعًا للناس، يأتونه، ثم يرجعون إلى أهليهم، ثم يعودون إليه، ومجمعًا لهم في الحج والعمرة والطواف والصلاة، وأمنًا لهم، لا يُغِير عليهم عدو فيه. وقلنا: اتخِذوا من مقام إبراهيم مكانًا للصلاة فيه، وهو الحجر الذي وقف عليه إبراهيم عند بنائه الكعبة. وأوحينا إلى إبراهيم وابنه إسماعيل: أن طهِّرا بيتي من كل رجس ودنس؛ للمتعبدين فيه بالطواف حول الكعبة، أو الاعتكاف في المسجد، والصلاة فيه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?