← Sure 22

22:41

ٱلَّذِينَ إِن مَّكَّنَّـٰهُمْ فِى ٱلْأَرْضِ أَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَمَرُوا۟ بِٱلْمَعْرُوفِ وَنَهَوْا۟ عَنِ ٱلْمُنكَرِ ۗ وَلِلَّهِ عَـٰقِبَةُ ٱلْأُمُورِ

Kelime kelime

ٱلَّذِينَ
eğer
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
إِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنEdatşart
مَّكَّنَّٰهُمْ
onları iktidara getirirsek
Fiil
Kök: مكن
Dilbilgisi (i'rab)
مَّكَّFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فِى
yer yüzünde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
أَقَامُوا۟
kılarlar
Fiil
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
أَقَامُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلصَّلَوٰةَ
namazı
İsim
Kök: صلو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّلَوٰةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
وَءَاتَوُا۟
ve verirler
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ءَاتَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وُا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلزَّكَوٰةَ
zekatı
İsim
Kök: زكو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
زَّكَوٰةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
وَأَمَرُوا۟
ve emrederler
Fiil
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَمَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِٱلْمَعْرُوفِ
iyiliği
İsim
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مَعْرُوفِİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
وَنَهَوْا۟
ve vazgeçirmeğe çalışırlar
Fiil
Kök: نهي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
نَهَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
عَنِ
kötülükten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنِEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُنكَرِ
çirkin (olanı)
İsim
Kök: نكر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُنكَرِİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، mecrûr (genitif)
وَلِلَّهِ
ve Allah'a aittir
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
عَٰقِبَةُ
sonu
İsim
Kök: عقب
Dilbilgisi (i'rab)
عَٰقِبَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱلْأُمُورِ
bütün işlerin
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أُمُورِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Onları biz yeryüzüne yerleştirirsek namaz kılarlar, zekat verirler, uygun olanı emrederler, fenalığı yasak ederler. İşlerin sonucu Allah'a aittir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlar (o müminlerdir) ki, eğer kendilerini yeryüzünde iktidar mevkiine getirirsek namazı kılarlar, zekatı verirler, iyiliği emrederler ve fenalığı yasak ederler. Bütün işlerin sonu sırf Allah'a âittir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onları (muhacirleri ve Allah’ın dinine yardım edenleri) yeryüzünde hükümran kılsak (da) namazı kılarlar, zekâtı verirler; iyiliği emrederler (öğütlerler), kötülükten engellerler (sakındırırlar). İşlerin sonu yalnızca Allah’a (var)ır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

(They are) those who, if We establish them in the land, establish regular prayer and give regular charity, enjoin the right and forbid wrong: with Allah rests the end (and decision) of (all) affairs.

A. Yusuf Alipublic-domain

those who, when We establish them in the land, keep up the prayer, pay the prescribed alms, command what is right, and forbid what is wrong: God controls the outcome of all events.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Those who, if We give them power in the land, establish worship and pay the poor-due and enjoin kindness and forbid iniquity. And Allah's is the sequel of events.

M. Pickthallpublic-domain

[And they are] those who, if We give them authority in the land, establish prayer and give zakāh and enjoin what is right and forbid what is wrong. And to Allāh belongs the outcome of [all] matters.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

الذين وعدناهم بنصرنا هم الذين إنْ مكَّنَّاهم في الأرض، واستخلفناهم فيها بإظهارهم على عدوهم، أقاموا الصلاة بأدائها في أوقاتها بحدودها، وأخرجوا زكاة أموالهم إلى أهلها، وأمروا بكل ما أمر الله به مِن حقوقه وحقوق عباده، ونَهَوْا عن كل ما نهى الله عنه ورسوله. ولله وحده مصير الأمور كلها، والعاقبة للتقوى.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?