← Sure 27

27:23

إِنِّى وَجَدتُّ ٱمْرَأَةً تَمْلِكُهُمْ وَأُوتِيَتْ مِن كُلِّ شَىْءٍ وَلَهَا عَرْشٌ عَظِيمٌ

Kelime kelime

إِنِّى
şüphesiz ben
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنِّEdatmansûb (akuzatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
وَجَدتُّ
buldum
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
وَجَدFiilmâzî (geçmiş)، 1. tekil
تُّİsimzamir، son ek، 1. tekil
ٱمْرَأَةً
bir kadın
İsim
Kök: مرأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱمْرَأَةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
تَمْلِكُهُمْ
onlara hükümdarlık eden
Fiil
Kök: ملك
Dilbilgisi (i'rab)
تَمْلِكُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأُوتِيَتْ
ve kendisine verilmiştir
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أُوتِيَتْFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil dişil
مِن
her-den
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
كُلِّ
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلِّİsimeril، mecrûr (genitif)
شَىْءٍ
şeyi
İsim
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
شَىْءٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
وَلَهَا
ve vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَاİsimzamir، 3. tekil dişil
عَرْشٌ
bir tahtı
İsim
Kök: عرش
Dilbilgisi (i'rab)
عَرْشٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
عَظِيمٌ
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

Çok geçmeden Hüdhüd gelip Süleyman'a: "Senin bilmediğin bir şeyi öğrendim. Sana Sebe'den doğru bir haber getirdim. Ora halkına hükmeden, herşeyden kendisine bolca verilen ve büyük bir tahta sahip olan bir kadın buldum; onun ve milletinin Allah'ı bırakıp güneşe secde ettiklerini gördüm. Göklerde ve yerde gizli olanları ortaya koyan, gizlediğiniz ve açıkladığınız şeyleri bilen Allah'a secde etmemeleri için şeytan, kendilerine, yaptıklarını güzel göstermiş, onları doğru yoldan alıkoymuştur. Bunun için, doğru yolu bulamazlar. O çok büyük arşın sahibi olan Allah'tan başka tanrı yoktur" dedi.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

"Gerçekten, onlara (Sebelilere) hükümdarlık eden, kendisine her türlü imkan verilmiş ve büyük bir tahta sahip olan bir kadınla karşılaştım."

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kendisine her şeyden (bolca) verilmiş ve büyük de bir tahtı olan bir hanımı (Belkıs’ı) onları yönetir buldum.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

"I found (there) a woman ruling over them and provided with every requisite; and she has a magnificent throne.

A. Yusuf Alipublic-domain

I found a woman ruling over the people, who has been given a share of everything- she has a magnificent throne-

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! I found a woman ruling over them, and she hath been given (abundance) of all things, and hers is a mighty throne.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, I found [there] a woman ruling them, and she has been given of all things, and she has a great throne.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إني وجدت امرأةً تحكم أهل "سبأ"، وأوتيت من كل شيء من أسباب الدنيا، ولها سرير عظيم القدر، تجلس عليه لإدارة ملكها.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution