← Sure 16

16:97

مَنْ عَمِلَ صَـٰلِحًا مِّن ذَكَرٍ أَوْ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤْمِنٌ فَلَنُحْيِيَنَّهُۥ حَيَوٰةً طَيِّبَةً ۖ وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ أَجْرَهُم بِأَحْسَنِ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

Kelime kelime

مَنْ
her kim
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنْİsimism-i mevsûl
عَمِلَ
bir iş yaparsa
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
عَمِلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
صَٰلِحًا
iyi
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
صَٰلِحًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مِّن
erkekten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
ذَكَرٍ
erkeği
İsim
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
ذَكَرٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَوْ
veya
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
أُنثَىٰ
kadından
İsim
Kök: أنث
Dilbilgisi (i'rab)
أُنثَىٰİsimdişil، merfû (nominatif)
وَهُوَ
o
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
مُؤْمِنٌ
inanmış olarak
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
مُؤْمِنٌİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَلَنُحْيِيَنَّهُۥ
onu yaşatırız
Fiil
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَEdattekit، ön ek
نُحْيِيَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
نَّEdattekit، son ek
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
حَيَوٰةً
bir hayatla
İsim
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
حَيَوٰةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
طَيِّبَةً
hoş
İsim
Kök: طيب
Dilbilgisi (i'rab)
طَيِّبَةًİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ
ve elbette veririz
Fiil
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
نَجْزِيَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
نَّEdattekit، son ek
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَجْرَهُم
onların ücretini
İsim
Kök: أجر
Dilbilgisi (i'rab)
أَجْرَİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
بِأَحْسَنِ
en güzeliyle
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَحْسَنِİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
مَا
olduklarının
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
كَانُوا۟
oldukları
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
يَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
يَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Kadın, erkek, inanmış olarak kim iyi iş işlerse, ona hoş bir hayat yaşatacağız. Ecirlerini yaptıklarından daha güzeli ile ödeyeceğiz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Erkekten ve dişiden, mümin olarak kim iyi amel işlerse muhakkak onu güzel bir hayat ile yaşatacağız ve yapmakta oldukları amellerin daha güzeliyle mükafatlarını elbette vereceğiz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Erkek veya kadın kim mümin olarak iyi iş(ler) yaparsa, onu mutlaka güzel bir hayat ile yaşatacağız.Ödüllerini de elbette yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Whoever works righteousness, man or woman, and has Faith, verily, to him will We give a new Life, a life that is good and pure and We will bestow on such their reward according to the best of their actions.

A. Yusuf Alipublic-domain

To whoever, male or female, does good deeds and has faith, We shall give a good life and reward them according to the best of their actions.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Whosoever doeth right, whether male or female, and is a believer, him verily we shall quicken with good life, and We shall pay them a recompense in proportion to the best of what they used to do.

M. Pickthallpublic-domain

Whoever does righteousness, whether male or female, while he is a believer - We will surely cause him to live a good life, and We will surely give them their reward [in the Hereafter] according to the best of what they used to do.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

مَن عمل عملا صالحًا ذكرًا كان أم أنثى، وهو مؤمن بالله ورسوله، فلنحيينه في الدنيا حياة سعيدة مطمئنة، ولو كان قليل المال، ولنجزينَّهم في الآخرة ثوابهم بأحسن ما عملوا في الدنيا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?