← Sure 27

27:84

حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُو قَالَ أَكَذَّبْتُم بِـَٔايَـٰتِى وَلَمْ تُحِيطُوا۟ بِهَا عِلْمًا أَمَّاذَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Kelime kelime

حَتَّىٰٓ
nihayet
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰٓEdatibtidâ
إِذَا
geldiklerinde
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذَاİsimzaman zarfı
جَآءُو
gelen(ler)
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
قَالَ
(Allah onlara) der ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
أَكَذَّبْتُم
yalanladınız mı?
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
كَذَّبْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِـَٔايَٰتِى
ayetlerimi
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ـَٔايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
وَلَمْ
anlamadığınız halde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
تُحِيطُوا۟
kuşatmıştır
Fiil
Kök: حوط
Dilbilgisi (i'rab)
تُحِيطُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِهَا
onları
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هَاİsimzamir، 3. tekil dişil
عِلْمًا
ilmen
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
عِلْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَمَّاذَا
yoksa nedir?
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمَّاذَاEdatatıf bağlacı
كُنتُمْ
olduğunuz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُنFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Geldikleri zaman Allah: "Ayetlerimi anlamadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa yaptığınız neydi?" der.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Nihayet (oraya) geldikleri vakit Allah buyurur: "Siz benim âyetlerimi, ne olduğunu kavramadan yalan saydınız öyle mi? Yoksa yaptığınız başka neydi?"

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sonunda, (hesap yerine) geldikleri zaman (Allah) kendilerine şöyle soracaktır: “Bilip kavramadan ayetlerimi yalanladınız, öyle mi? (Değilse, bu) yaptığınız neydi?”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Until, when they come (before the Judgment-seat), (Allah) will say: "Did ye reject My Signs, though ye comprehended them not in knowledge, or what was it ye did?"

A. Yusuf Alipublic-domain

until, when they come before Him, He will say, ‘Did you deny My messages without even taking them in? Or what were you doing?’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Till, when they come (before their Lord), He will say: Did ye deny My revelations when ye could not compass them in knowledge, or what was it that ye did?

M. Pickthallpublic-domain

Until, when they arrive [at the place of Judgement], He will say, "Did you deny My signs while you encompassed them not in knowledge, or what [was it that] you were doing?"

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

حتى إذا جاء من كل أمة فوج ممن يكذب بآياتنا فاجتمعوا قال الله: أكذَّبْتم بآياتي التي أنزلتها على رسلي، وبالآيات التي أقمتها دلالة على توحيدي واستحقاقي وحدي للعبادة ولم تحيطوا علمًا ببطلانها، حتى تُعرضوا عنها وتُكَذِّبوا بها، أم أي شيء كنتم تعملون؟ وحقت عليهم كلمة العذاب بسبب ظلمهم وتكذيبهم، فهم لا ينطقون بحجة يدفعون بها عن أنفسهم ما حلَّ بهم من سوء العذاب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution