← Sure 28

28:59

وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ حَتَّىٰ يَبْعَثَ فِىٓ أُمِّهَا رَسُولًا يَتْلُوا۟ عَلَيْهِمْ ءَايَـٰتِنَا ۚ وَمَا كُنَّا مُهْلِكِى ٱلْقُرَىٰٓ إِلَّا وَأَهْلُهَا ظَـٰلِمُونَ

Kelime kelime

وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
كَانَ
değildir
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
رَبُّكَ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
مُهْلِكَ
helak edici
İsim
Kök: هلك
Dilbilgisi (i'rab)
مُهْلِكَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، mansûb (akuzatif)
ٱلْقُرَىٰ
ülkeleri
İsim
Kök: قري
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرَىٰİsimharf-i cer (edat)، mecrûr (genitif)
حَتَّىٰ
kadar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
حَتَّىٰEdatharf-i cer (edat)
يَبْعَثَ
gönderinceye
Fiil
Kök: بعث
Dilbilgisi (i'rab)
يَبْعَثَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فِىٓ
(ülkelerin) anasına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
أُمِّهَا
annelerinizin
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمِّİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
رَسُولًا
bir elçi
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رَسُولًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
يَتْلُوا۟
okuyan
Fiil
Kök: تلو
Dilbilgisi (i'rab)
يَتْلُوا۟Fiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
عَلَيْهِمْ
onlara
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ءَايَٰتِنَا
ayetlerimizi
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَايَٰتِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
كُنَّا
biz değiliz
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مُهْلِكِى
helak edici
İsim
Kök: هلك
Dilbilgisi (i'rab)
مُهْلِكِىİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلْقُرَىٰٓ
ülkeleri
İsim
Kök: قري
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قُرَىٰٓİsimharf-i cer (edat)، mecrûr (genitif)
إِلَّا
olmadan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
وَأَهْلُهَا
halkı
İsim
Kök: أهل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
أَهْلُİsimeril، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ظَٰلِمُونَ
zalim
İsim
Kök: ظلم
Dilbilgisi (i'rab)
ظَٰلِمُونَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، merfû (nominatif)

Meal

TR

Rabbin şehirlerin anasına, onlara ayetlerimizi okuyacak bir peygamber göndermedikçe onları yok etmiş değildir. Zaten Biz yalnız, halkı zalim olan şehirleri yok etmişizdir.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Rabbin, kendilerine âyetlerimizi okuyan bir peygamberi memleketlerin ana merkezlerine göndermedikçe, memleketleri helâk edici değildir. Zaten biz, ancak halkı zalim olan memleketleri helâk etmişizdir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Rabbin, kendilerine ayetlerimizi tilavet eden (okuyup aktaran) bir elçiyi şehirlerin merkezine gönderinceye kadar o şehirleri helak edici değildir. (Zaten) biz halkı zalim olan şehirlerden başkasını da helak ediciler değildik.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Nor was thy Lord the one to destroy a population until He had sent to its centre a messenger, rehearsing to them Our Signs; nor are We going to destroy a population except when its members practise iniquity.

A. Yusuf Alipublic-domain

Your Lord would never destroy towns without first raising a messenger in their midst to recite Our messages to them, nor would We destroy towns unless their inhabitants were evildoers.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And never did thy Lord destroy the townships, till He had raised up in their mother(-town) a messenger reciting unto them Our revelations. And never did We destroy the townships unless the folk thereof were evil-doers.

M. Pickthallpublic-domain

And never would your Lord have destroyed the cities until He had sent to their mother [i.e., principal city] a messenger reciting to them Our verses. And We would not destroy the cities except while their people were wrongdoers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما كان ربك -أيها الرسول- مهلك القرى التي حول "مكة" في زمانك حتى يبعث في أمها -وهي "مكة"- رسولا يتلو عليهم آياتنا، وما كنا مهلكي القرى إلا وأهلها ظالمون لأنفسهم بكفرهم بالله ومعصيته، فهم بذلك مستحقون للعقوبة والنكال.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?