← Sure 28

28:58

وَكَمْ أَهْلَكْنَا مِن قَرْيَةٍۭ بَطِرَتْ مَعِيشَتَهَا ۖ فَتِلْكَ مَسَـٰكِنُهُمْ لَمْ تُسْكَن مِّنۢ بَعْدِهِمْ إِلَّا قَلِيلًا ۖ وَكُنَّا نَحْنُ ٱلْوَٰرِثِينَ

Kelime kelime

وَكَمْ
ve nicesini
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَمْİsimmansûb (akuzatif)
أَهْلَكْنَا
helak ettik
Fiil
Kök: هلك
Dilbilgisi (i'rab)
أَهْلَكْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِن
kent(ler)den
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَرْيَةٍۭ
kenti
İsim
Kök: قري
Dilbilgisi (i'rab)
قَرْيَةٍۭİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بَطِرَتْ
şımarmış
Fiil
Kök: بطر
Dilbilgisi (i'rab)
بَطِرَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
مَعِيشَتَهَا
refah içinde
İsim
Kök: عيش
Dilbilgisi (i'rab)
مَعِيشَتَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
فَتِلْكَ
İşte şunlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
تِİsimism-i işaret، dişil tekil
لْEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
مَسَٰكِنُهُمْ
onların meskenleri
İsim
Kök: سكن
Dilbilgisi (i'rab)
مَسَٰكِنُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَمْ
oralarda oturulmadı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَمْEdatolumsuzluk
تُسْكَن
oturun
Fiil
Kök: سكن
Dilbilgisi (i'rab)
تُسْكَنFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِّنۢ
onlardan sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنۢEdatharf-i cer (edat)
بَعْدِهِمْ
sonra
İsim
Kök: بعد
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْدِİsimmecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَّا
ancak
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
قَلِيلًا
pek az
İsim
Kök: قلل
Dilbilgisi (i'rab)
قَلِيلًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَكُنَّا
ve biz olduk
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كُFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
نَحْنُ
biz
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
نَحْنُİsimzamir، 1. çoğul
ٱلْوَٰرِثِينَ
varisler
İsim
Kök: ورث
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
وَٰرِثِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Nimet ve refaha karşı nankörlük eden nice şehri yok etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra pek az kimseler oturabilmiştir. Oralara Biz varis olmuşuzdur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Biz, maişetleriyle şımarmış nice memleketi helak etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara biz varis olmuşuzdur.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Biz refahından şımarmış nice şehri helak etmişizdir. İşte kendilerinden sonra pek azında oturulabilen evleri! Onlara biz mirasçı olmuşuzdur.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And how many populations We destroyed, which exulted in their life (of ease and plenty)! now those habitations of theirs, after them, are deserted,- All but a (miserable) few! and We are their heirs!

A. Yusuf Alipublic-domain

We have destroyed many a community that once revelled in its wanton wealth and easy living: since then their dwelling places have barely been inhabited- We are the only heir.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And how many a community have We destroyed that was thankless for its means of livelihood! And yonder are their dwellings, which have not been inhabited after them save a little. And We, even We, were the inheritors.

M. Pickthallpublic-domain

And how many a city have We destroyed that was insolent in its [way of] living, and those are their dwellings which have not been inhabited after them except briefly. And it is We who were the inheritors.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكثير من أهل القرى أهلكناهم حين أَلْهَتهم معيشتهم عن الإيمان بالرسل، فكفروا وطغَوْا، فتلك مساكنهم لم تُسكن من بعدهم إلا قليلا منها، وكنا نحن الوارثين للعباد نميتهم، ثم يرجعون إلينا، فنجازيهم بأعمالهم.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?

Konular