← Sure 29

29:10

وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَقُولُ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ فَإِذَآ أُوذِىَ فِى ٱللَّهِ جَعَلَ فِتْنَةَ ٱلنَّاسِ كَعَذَابِ ٱللَّهِ وَلَئِن جَآءَ نَصْرٌ مِّن رَّبِّكَ لَيَقُولُنَّ إِنَّا كُنَّا مَعَكُمْ ۚ أَوَلَيْسَ ٱللَّهُ بِأَعْلَمَ بِمَا فِى صُدُورِ ٱلْعَـٰلَمِينَ

Kelime kelime

وَمِنَ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلنَّاسِ
insanlardan
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
مَن
kimisi
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَقُولُ
der
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ءَامَنَّا
inandık
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
بِٱللَّهِ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
فَإِذَآ
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَآİsimzaman zarfı
أُوذِىَ
eziyet edilince
Fiil
Kök: أذي
Dilbilgisi (i'rab)
أُوذِىَFiilmâzî (geçmiş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
فِى
uğrunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱللَّهِ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
جَعَلَ
sayar
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
جَعَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
فِتْنَةَ
işkencesini
İsim
Kök: فتن
Dilbilgisi (i'rab)
فِتْنَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
ٱلنَّاسِ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كَعَذَابِ
azabı gibi
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
عَذَابِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
وَلَئِن
ama
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَEdattekit، ön ek
ئِنEdatşart
جَآءَ
gelse
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نَصْرٌ
bir yardım
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
نَصْرٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّن
Rabbinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
رَّبِّكَ
Rabbin
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَّبِّİsimeril، mecrûr (genitif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
لَيَقُولُنَّ
andolsun derler ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
يَقُولُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
نَّEdattekit، son ek
إِنَّا
elbette biz de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
اİsimzamir، son ek، 1. çoğul
كُنَّا
sizinle beraberdik
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كُFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَّاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مَعَكُمْ
sizinle beraber
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَعَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
أَوَلَيْسَ
değil midir?
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
وَEdatek bağlaç، ön ek
لَيْسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِأَعْلَمَ
daha iyi bilen
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَعْلَمَİsimeril tekil، mecrûr (genitif)
بِمَا
bulunanı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
فِى
göğüslerinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
صُدُورِ
göğüslerde
İsim
Kök: صدر
Dilbilgisi (i'rab)
صُدُورِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلْعَٰلَمِينَ
alemlerin
İsim
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
عَٰلَمِينَİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

İnsanlardan: "Allah'a inandık" diyenler vardır; ama Allah uğrunda bir ezaya uğratılınca, insanların ezasını Allah'ın azabı gibi tutarlar. Rabbinizden bir yardım gelecek olursa, and olsun ki, "Doğrusu biz sizinle beraberdik" derler. Allah, herkesin kalbinde olanları en iyi bilen değil midir?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

İnsanlardan kimi vardır ki, "Allah'a inandık" der; fakat Allah uğrunda eziyete uğratıldığı zaman, insanların işkencesini Allah'ın azabı gibi tutar. Halbuki Rabbinden bir yardım gelecek olsa, mutlaka, "Doğrusu biz de sizinle beraberdik" derler. Acaba Allah, herkesin kalbindekileri en iyi bilen değil midir?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İnsanlardan kimi vardır ki “Allah’a inandık.” der; Allah uğrunda eziyete uğratıldığı zaman, insanlar(ın) eziyeti(ni) Allah’ın azabı gibi görür. Rabbinden bir yardım gelecek olsa, mutlaka “Doğrusu biz de sizinleydik!” derler. Allah insanların göğüslerinde (kalplerinde) olanları iyi bilen değil midir!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Then there are among men such as say, "We believe in Allah"; but when they suffer affliction in (the cause of) Allah, they treat men's oppression as if it were the Wrath of Allah! And if help comes (to thee) from thy Lord, they are sure to say, "We have (always) been with you!" Does not Allah know best all that is in the hearts of all creation?

A. Yusuf Alipublic-domain

There are some people who say, ‘We believe in God,’ but, when they suffer for His cause, they think that human persecution is as severe as God’s punishment––yet, if any help comes to you [Prophet] from your Lord, they will say, ‘We have always been with you’. Does God not know best what is in everyone’s hearts?

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Of mankind is he who saith: We believe in Allah, but, if he be made to suffer for the sake of Allah, he mistaketh the persecution of mankind for Allah's punishment; and then, if victory cometh from thy Lord, will say: Lo! we were with you (all the while). Is not Allah Best Aware of what is in the bosoms of (His) creatures?

M. Pickthallpublic-domain

And of the people are some who say, "We believe in Allāh," but when one [of them] is harmed for [the cause of] Allāh, he considers the trial [i.e., harm] of the people as [if it were] the punishment of Allāh. But if victory comes from your Lord, they say, "Indeed, We were with you." Is not Allāh most knowing of what is within the breasts of the worlds [i.e., all creatures]?

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ومن الناس من يقول: آمنا بالله، فإذا آذاه المشركون جزع من عذابهم وأذاهم، كما يجزع من عذاب الله ولا يصبر على الأذيَّة منه، فارتدَّ عن إيمانه، ولئن جاء نصر من ربك -أيها الرسول- لأهل الإيمان به ليقولَنَّ هؤلاء المرتدون عن إيمانهم: إنَّا كنا معكم -أيها المؤمنون- ننصركم على أعدائكم، أوليس الله بأعلم من كل أحد بما في صدور جميع خلقه؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?