← Sure 2

2:189

۞ يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْأَهِلَّةِ ۖ قُلْ هِىَ مَوَٰقِيتُ لِلنَّاسِ وَٱلْحَجِّ ۗ وَلَيْسَ ٱلْبِرُّ بِأَن تَأْتُوا۟ ٱلْبُيُوتَ مِن ظُهُورِهَا وَلَـٰكِنَّ ٱلْبِرَّ مَنِ ٱتَّقَىٰ ۗ وَأْتُوا۟ ٱلْبُيُوتَ مِنْ أَبْوَٰبِهَا ۚ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

Kelime kelime

يَسْـَٔلُونَكَ
sana soruyorlar
Fiil
Kök: سأل
Dilbilgisi (i'rab)
يَسْـَٔلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
عَنِ
hilallerden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَنِEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَهِلَّةِ
hilaller
İsim
Kök: هلل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَهِلَّةِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
قُلْ
de ki
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قُلْFiilemir، 2. tekil eril
هِىَ
onlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هِىَİsimzamir، 3. tekil dişil
مَوَٰقِيتُ
vakit ölçüleridir
İsim
Kök: وقت
Dilbilgisi (i'rab)
مَوَٰقِيتُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
لِلنَّاسِ
insanlar için
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
لEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْحَجِّ
ve hac
İsim
Kök: حجج
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَجِّİsimeril، mecrûr (genitif)
وَلَيْسَ
ve değildir
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَيْسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلْبِرُّ
iyilik
İsim
Kök: برر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بِرُّİsimeril، merfû (nominatif)
بِأَن
girmek
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أَنEdatmasdar bağlacı
تَأْتُوا۟
gelmesini
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
تَأْتُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْبُيُوتَ
evlere
İsim
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بُيُوتَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
مِن
arkalarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
ظُهُورِهَا
sırtlarının
İsim
Kök: ظهر
Dilbilgisi (i'rab)
ظُهُورِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَلَٰكِنَّ
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَٰكِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلْبِرَّ
iyilik
İsim
Kök: برر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بِرَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
مَنِ
kişinin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنِİsimism-i mevsûl
ٱتَّقَىٰ
takvasıdır
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّقَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
وَأْتُوا۟
ve girin
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
أْتُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱلْبُيُوتَ
evlere
İsim
Kök: بيت
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
بُيُوتَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
مِنْ
kapılarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
أَبْوَٰبِهَا
kapıdan
İsim
Kök: بوب
Dilbilgisi (i'rab)
أَبْوَٰبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَٱتَّقُوا۟
ve sakının
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱتَّقُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ٱللَّهَ
Allah'tan
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
لَعَلَّكُمْ
umulur ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَعَلَّEdatmansûb (akuzatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
تُفْلِحُونَ
kurtuluşa erersiniz
Fiil
Kök: فلح
Dilbilgisi (i'rab)
تُفْلِحُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril

Meal

TR

Sana hilal halindeki ayları sorarlar. De ki: "Onlar, insanların ve hac vakitlerinin ölçüsüdür". Evlere arkalarından girmeniz iyilik değildir; iyi kimse kötülükten sakınan kimsedir. Evlere kapılarından girin; Allah'tan sakının ki muradınıza erersiniz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Sana hilâllerden soruyorlar. De ki: Onlar insanlar için de, hac için de vakit ölçüleridir. Bununla beraber iyilik, evlere arkalarından gelmeniz değildir. Fakat iyiliğe eren, kötülükten korunan kimsedir. Evlere kapılarından gelin, Allah'tan korkun ki, kurtuluşa eresiniz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Sana, hilallerden (ayın hâllerinden) soruyorlar. De ki: “Onlar, insanlar ve (özellikle) hac için vakit ölçüleridir. İyilik, asla evlere arkalarından gel(ip gir)meniz değildir.Ancak iyilik, takvâlı (duyarlı) olan kişi(nin davranışı)dır. Evlere kapılarından giriniz! Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Umulur ki kurtulursunuz.”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

They ask thee concerning the New Moons. Say: They are but signs to mark fixed periods of time in (the affairs of) men, and for Pilgrimage. It is no virtue if ye enter your houses from the back: It is virtue if ye fear Allah. Enter houses through the proper doors: And fear Allah: That ye may prosper.

A. Yusuf Alipublic-domain

They ask you [Prophet] about crescent moons. Say, ‘They show the times appointed for people, and for the pilgrimage.’ Goodness does not consist of entering houses by the back [door]; the truly good person is the one who is mindful of God. So enter your houses by their [main] doors and be mindful of God so that you may prosper.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

They ask thee, (O Muhammad), of new moons, say: They are fixed seasons for mankind and for the pilgrimage. It is not righteousness that ye go to houses by the backs thereof (as do the idolaters at certain seasons), but the righteous man is he who wardeth off (evil). So go to houses by the gates thereof, and observe your duty to Allah, that ye may be successful.

M. Pickthallpublic-domain

They ask you, [O Muḥammad], about the crescent moons. Say, "They are measurements of time for the people and for ḥajj [pilgrimage]." And it is not righteousness to enter houses from the back, but righteousness is [in] one who fears Allāh. And enter houses from their doors. And fear Allāh that you may succeed.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يسألك أصحابك -أيها النبي-: عن الأهلة وتغيُّر أحوالها، قل لهم: جعل اللهُ الأهلة علامات يعرف بها الناس أوقات عباداتهم المحددة بوقت مثل الصيام والحج، ومعاملاتهم. وليس الخير ما تعودتم عليه في الجاهلية وأول الإسلام من دخول البيوت من ظهورها حين تُحْرِمون بالحج أو العمرة، ظانين أن ذلك قربة إلى الله، ولكن الخير هو فِعْلُ مَنِ اتقى الله واجتنب المعاصي، وادخلوا البيوت من أبوابها عند إحرامكم بالحج أو العمرة، واخشوا الله تعالى في كل أموركم، لتفوزوا بكل ما تحبون من خيري الدنيا والآخرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?