← Sure 3

3:145

وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ أَن تَمُوتَ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ كِتَـٰبًا مُّؤَجَّلًا ۗ وَمَن يُرِدْ ثَوَابَ ٱلدُّنْيَا نُؤْتِهِۦ مِنْهَا وَمَن يُرِدْ ثَوَابَ ٱلْـَٔاخِرَةِ نُؤْتِهِۦ مِنْهَا ۚ وَسَنَجْزِى ٱلشَّـٰكِرِينَ

Kelime kelime

وَمَا
ve yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
كَانَ
hiçbir kişi için
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
لِنَفْسٍ
hiç kimsenin
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَفْسٍİsimdişil tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَن
ölmek
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَمُوتَ
ölen
Fiil
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
تَمُوتَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
إِلَّا
olmadan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdathasr (sınırlama)
بِإِذْنِ
izni
İsim
Kök: أذن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
إِذْنِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
كِتَٰبًا
yazılmıştır
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كِتَٰبًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مُّؤَجَّلًا
belirli bir süreye göre
İsim
Kök: أجل
Dilbilgisi (i'rab)
مُّؤَجَّلًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimşart
يُرِدْ
isterse
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِدْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ثَوَابَ
sevabını (menfaatini)
İsim
Kök: ثوب
Dilbilgisi (i'rab)
ثَوَابَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلدُّنْيَا
dünya
İsim
Kök: دنو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دُّنْيَاİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
نُؤْتِهِۦ
kendisine veririz
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
نُؤْتِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِنْهَا
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimşart
يُرِدْ
isterse
Fiil
Kök: رود
Dilbilgisi (i'rab)
يُرِدْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ثَوَابَ
sevabını
İsim
Kök: ثوب
Dilbilgisi (i'rab)
ثَوَابَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱلْءَاخِرَةِ
ahiret
İsim
Kök: أخر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
ءَاخِرَةِİsimdişil tekil، mecrûr (genitif)
نُؤْتِهِۦ
kendisine veririz
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
نُؤْتِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هِۦİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مِنْهَا
ondan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَسَنَجْزِى
ve mükafatlandıracağız
Fiil
Kök: جزي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
سَEdatgelecek (se/sevfe)، ön ek
نَجْزِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
ٱلشَّٰكِرِينَ
şükredenleri
İsim
Kök: شكر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
شَّٰكِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez; o, belli bir vakte bağlanmıştır. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz; ve kim ahiret nimetini isterse ona ondan veririz. Şükredenlerin mükafatını vereceğiz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur. (Ölüm) belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaatini dilerse, kendisine ondan veririz. Kim de ahiret sevabını isterse ona da ondan veririz. Biz şükredenleri mükafatlandıracağız.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Her nefis belirlenmiş bir kitap (ilahî yasa) gereği yalnızca Allah’ın izniyle ölür. Kim dünya nimetini isterse, kendisine ondan veririz; kim de ahiret sevabını isterse, ona da bundan veririz. Biz, şükredenleri ileride ödüllendireceğiz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Nor can a soul die except by Allah's leave, the term being fixed as by writing. If any do desire a reward in this life, We shall give it to him; and if any do desire a reward in the Hereafter, We shall give it to him. And swiftly shall We reward those that (serve us with) gratitude.

A. Yusuf Alipublic-domain

No soul may die except with God’s permission at a predestined time. If anyone strives for the rewards of this world, We will give him some of them. If anyone strives for the rewards of the Hereafter, We will give him some of them: We will reward the grateful.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

No soul can ever die except by Allah's leave and at a term appointed. Whoso desireth the reward of the world, We bestow on him thereof; and whoso desireth the reward of the Hereafter, We bestow on him thereof. We shall reward the thankful.

M. Pickthallpublic-domain

And it is not [possible] for one to die except by permission of Allāh at a decree determined. And whoever desires the reward of this world - We will give him thereof; and whoever desires the reward of the Hereafter - We will give him thereof. And We will reward the grateful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لن يموت أحد إلا بإذن الله وقدره وحتى يستوفي المدة التي قدرها الله له كتابًا مؤجَّلا. ومن يطلب بعمله عَرَض الدنيا، نعطه ما قسمناه له من رزق، ولا حظَّ له في الآخرة، ومن يطلب بعمله الجزاء من الله في الآخرة نمنحه ما طلبه، ونؤته جزاءه وافرًا مع ما لَه في الدنيا من رزق مقسوم، فهذا قد شَكَرَنا بطاعته وجهاده، وسنجزي الشاكرين خيرًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?