← Sure 3

3:147

وَمَا كَانَ قَوْلَهُمْ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ رَبَّنَا ٱغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَإِسْرَافَنَا فِىٓ أَمْرِنَا وَثَبِّتْ أَقْدَامَنَا وَٱنصُرْنَا عَلَى ٱلْقَوْمِ ٱلْكَـٰفِرِينَ

Kelime kelime

وَمَا
ve değildi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
كَانَ
sözleri
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
قَوْلَهُمْ
söz
İsim
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَوْلَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَّآ
başka
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
أَن
demelerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
قَالُوا۟
dediler
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رَبَّنَا
Rabbimiz
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
ٱغْفِرْ
bağışla
Fiil
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱغْفِرْFiilemir، 2. tekil eril
لَنَا
bizim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
نَاİsimzamir، 1. çoğul
ذُنُوبَنَا
günahlarımızı
İsim
Kök: ذنب
Dilbilgisi (i'rab)
ذُنُوبَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَإِسْرَافَنَا
ve taşkınlığımızı
İsim
Kök: سرف
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِسْرَافَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
فِىٓ
işimizde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىٓEdatharf-i cer (edat)
أَمْرِنَا
buyruğuna
İsim
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَثَبِّتْ
ve sağlam tut
Fiil
Kök: ثبت
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ثَبِّتْFiilemir، 2. tekil eril
أَقْدَامَنَا
ayaklarımızı
İsim
Kök: قدم
Dilbilgisi (i'rab)
أَقْدَامَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
وَٱنصُرْنَا
bize yardım eyle
Fiil
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱنصُرْFiilemir، 2. tekil eril
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَى
karşı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْقَوْمِ
toplumuna
İsim
Kök: قوم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
قَوْمِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱلْكَٰفِرِينَ
kafirler
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كَٰفِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)، sıfat

Meal

TR

Dedikleri ancak şu idi: "Rabbimiz! Günahlarımızı, işimizdeki aşırılıklarımızı bize bağışla, sebatımızı arttır, inkarcı topluluğa karşı bize yardım et".

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onların sözleri ancak: "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı diret, Kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!" demekten ibaretti.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onların sözleri, sadece şöyle demekten ibaretti: “Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlığımızı bağışla. Ayaklarımızı sabit tut! Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et!”

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

All that they said was: "Our Lord! Forgive us our sins and anything We may have done that transgressed our duty: Establish our feet firmly, and help us against those that resist Faith."

A. Yusuf Alipublic-domain

All they said was, ‘Our Lord, forgive us our sins and our excesses. Make our feet firm, and give us help against the disbelievers,’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Their cry was only that they said: Our Lord! forgive us for our sins and wasted efforts, make our foothold sure, and give us victory over the disbelieving folk.

M. Pickthallpublic-domain

And their words were not but that they said, "Our Lord, forgive us our sins and the excess [committed] in our affairs and plant firmly our feet and give us victory over the disbelieving people."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وما كان قول هؤلاء الصابرين إلا أن قالوا: ربنا اغفر لنا ذنوبنا، وما وقع منا مِن تجاوزٍ في أمر ديننا، وثبِّت أقدامنا حتى لا نفرَّ من قتال عدونا، وانصرنا على مَن جحد وحدانيتك ونبوة أنبيائك.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?