← Sure 3

3:37

فَتَقَبَّلَهَا رَبُّهَا بِقَبُولٍ حَسَنٍ وَأَنۢبَتَهَا نَبَاتًا حَسَنًا وَكَفَّلَهَا زَكَرِيَّا ۖ كُلَّمَا دَخَلَ عَلَيْهَا زَكَرِيَّا ٱلْمِحْرَابَ وَجَدَ عِندَهَا رِزْقًا ۖ قَالَ يَـٰمَرْيَمُ أَنَّىٰ لَكِ هَـٰذَا ۖ قَالَتْ هُوَ مِنْ عِندِ ٱللَّهِ ۖ إِنَّ ٱللَّهَ يَرْزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيْرِ حِسَابٍ

Kelime kelime

فَتَقَبَّلَهَا
kabul buyurdu onu
Fiil
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
تَقَبَّلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
رَبُّهَا
Rabbi
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبُّİsimeril، merfû (nominatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
بِقَبُولٍ
kabulle (şekilde)
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
قَبُولٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
حَسَنٍ
güzel bir
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
حَسَنٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)، sıfat
وَأَنۢبَتَهَا
ve onu yetiştirdi
Fiil
Kök: نبت
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَنۢبَتَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
نَبَاتًا
bir bitki (gibi)
İsim
Kök: نبت
Dilbilgisi (i'rab)
نَبَاتًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
حَسَنًا
güzel
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
حَسَنًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
وَكَفَّلَهَا
ve onun bakımını üstlendi
Fiil
Kök: كفل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَفَّلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
زَكَرِيَّا
Zekeriyya da
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
زَكَرِيَّاİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
كُلَّمَا
her
İsim
Kök: كلل
Dilbilgisi (i'rab)
كُلَّمَاİsimzaman zarfı
دَخَلَ
girdiğinde
Fiil
Kök: دخل
Dilbilgisi (i'rab)
دَخَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَيْهَا
onun yanına
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
زَكَرِيَّا
Zekeriyya
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
زَكَرِيَّاİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلْمِحْرَابَ
mihraba
İsim
Kök: حرب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مِحْرَابَİsimeril، mansûb (akuzatif)
وَجَدَ
bulurdu
Fiil
Kök: وجد
Dilbilgisi (i'rab)
وَجَدَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عِندَهَا
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
رِزْقًا
bir rızık
İsim
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
رِزْقًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
قَالَ
derdi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
يَٰمَرْيَمُ
Ey Meryem
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰEdatnidâ، ön ek
مَرْيَمُİsimözel isim، dişil، merfû (nominatif)
أَنَّىٰ
nereden?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّىٰİsimsoru، mansûb (akuzatif)
لَكِ
sana
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
كِİsimzamir، 2. tekil dişil
هَٰذَا
bu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
هَٰEdatATT، ön ek
ذَاİsimism-i işaret، eril tekil
قَالَتْ
(O da) derdi
Fiil
Kök: قول
Dilbilgisi (i'rab)
قَالَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
هُوَ
Bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
مِنْ
katından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
عِندِ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندِİsimmecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
يَرْزُقُ
rızık verir
Fiil
Kök: رزق
Dilbilgisi (i'rab)
يَرْزُقُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
مَن
kimseye
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنİsimism-i mevsûl
يَشَآءُ
dilediği
Fiil
Kök: شيأ
Dilbilgisi (i'rab)
يَشَآءُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِغَيْرِ
olmaksızın
İsim
Kök: غير
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
غَيْرِİsimeril، mecrûr (genitif)
حِسَابٍ
hesap
İsim
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
حِسَابٍİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Rabbi onu güzel bir kabulle karşıladı, güzel bir bitki gibi yetiştirdi; onu Zekeriya'nın himayesine bıraktı. Zekeriya mabedde onun yanına her girişinde, yanında bir yiyecek bulurdu. "Ey Meryem! Bu sana nereden geldi?" demiş, o da: Bu, Allah'ın katındandır" cevabını vermişti. Doğrusu Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi ve Zekeriyya'nın himayesine verdi. Zekeriyya ne zaman kızın bulunduğu mihraba girse, onun yanında yeni bir yiyecek bulurdu. "Meryem! Bu sana nereden geldi?" deyince, o da: "Bu, Allah katındandır." derdi. Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Rabbi onu (Hanne'nin duasını) güzel bir şekilde kabul etmişti; onu (Meryem'i) güzel bir bitki olarak yetiştirmiş ve Zekeriya’yı da onun (bakımıy)la görevlendirmişti. Zekeriya mabette onun yanına her girişinde orada bir rızık bulurdu. (Zekeriya), “Ey Meryem, bu sana nereden (geliyor)?” dediğinde, o da “Bu, Allah katındandır.” demişti. Şüphesiz ki Allah dilediğine (layık olana) hesapsız rızık verir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Right graciously did her Lord accept her: He made her grow in purity and beauty: To the care of Zakariya was she assigned. Every time that he entered (Her) chamber to see her, He found her supplied with sustenance. He said: "O Mary! Whence (comes) this to you?" She said: "From Allah: for Allah Provides sustenance to whom He pleases without measure."

A. Yusuf Alipublic-domain

Her Lord graciously accepted her and made her grow in goodness, and entrusted her to the charge of Zachariah. Whenever Zachariah went in to see her in her sanctuary, he found her supplied with provisions. He said, ‘Mary, how is it you have these provisions?’ and she said, ‘They are from God: God provides limitlessly for whoever He will.’

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And her Lord accepted her with full acceptance and vouchsafed to her a goodly growth; and made Zachariah her guardian. Whenever Zachariah went into the sanctuary where she was, he found that she had food. He said: O Mary! Whence cometh unto thee this (food)? She answered: It is from Allah. Allah giveth without stint to whom He will.

M. Pickthallpublic-domain

So her Lord accepted her with good acceptance and caused her to grow in a good manner and put her in the care of Zechariah. Every time Zechariah entered upon her in the prayer chamber, he found with her provision. He said, "O Mary, from where is this [coming] to you?" She said, "It is from Allāh. Indeed, Allāh provides for whom He wills without account."

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

فاستجاب الله دعاءها وقبل منها نَذْرها أحسن قَبول، وتولَّى ابنتها مريم بالرعاية فأنبتها نباتًا حسنًا، ويسَّر الله لها زكريا عليه السلام كافلا فأسكنها في مكان عبادته، وكان كلَّما دخل عليها هذا المكان وجد عندها رزقًا هنيئًا معدّاً قال: يا مريم من أين لكِ هذا الرزق الطيب؟ قالت: هو رزق من عند الله. إن الله -بفضله- يرزق مَن يشاء مِن خلقه بغير حساب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?