← Sure 3

3:91

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَمَاتُوا۟ وَهُمْ كُفَّارٌ فَلَن يُقْبَلَ مِنْ أَحَدِهِم مِّلْءُ ٱلْأَرْضِ ذَهَبًا وَلَوِ ٱفْتَدَىٰ بِهِۦٓ ۗ أُو۟لَـٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ وَمَا لَهُم مِّن نَّـٰصِرِينَ

Kelime kelime

إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
كَفَرُوا۟
inkar eden
Fiil
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كَفَرُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَمَاتُوا۟
ve ölenler
Fiil
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاتُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَهُمْ
ve onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
كُفَّارٌ
kafir olarak
İsim
Kök: كفر
Dilbilgisi (i'rab)
كُفَّارٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَلَن
kabul edilmeyecektir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
لَنEdatolumsuzluk
يُقْبَلَ
(o din) kabul edilmeyecek
Fiil
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
يُقْبَلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، meçhul (edilgen)، 3. tekil eril
مِنْ
hiçbirinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
أَحَدِهِم
birinin
İsim
Kök: أحد
Dilbilgisi (i'rab)
أَحَدِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِّلْءُ
dolusu
İsim
Kök: ملأ
Dilbilgisi (i'rab)
مِّلْءُİsimeril، merfû (nominatif)
ٱلْأَرْضِ
dünya
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ذَهَبًا
altın
İsim
Kök: ذهب
Dilbilgisi (i'rab)
ذَهَبًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَلَوِ
ve olsa dahi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdathâl (durum) vâvı، ön ek
لَوِEdatşart
ٱفْتَدَىٰ
fidye vermiş
Fiil
Kök: فدي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱفْتَدَىٰFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِهِۦٓ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦٓİsimzamir، 3. tekil eril
أُو۟لَٰٓئِكَ
işte
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أُو۟لَٰٓئِİsimism-i işaret، harf-i cer (edat)
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لَهُمْ
onlar için vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
عَذَابٌ
bir azab
İsim
Kök: عذب
Dilbilgisi (i'rab)
عَذَابٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
أَلِيمٌ
acıklı
İsim
Kök: ألم
Dilbilgisi (i'rab)
أَلِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat
وَمَا
ve yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
لَهُم
onların
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمİsimzamir، 3. çoğul eril
مِّن
hiçbir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
نَّٰصِرِينَ
yardımcıları
İsim
Kök: نصر
Dilbilgisi (i'rab)
نَّٰصِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Doğrusu inkar edip, inkarcı olarak ölenlerin hiçbirinden, yeryüzünü dolduracak kadar altını fidye vermiş olsa bile, bu kabul edilmeyecektir. İşte elem verici azab onlaradır, onların hiç yardımcıları da yoktur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Muhakkak ki inkâr edenler ve kâfir oldukları halde de ölenler, yeryüzü dolusu altın fidye verseler bile hiç birisinden asla kabul edilmeyecektir. İşte dayanılmaz azab onlar içindir. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki inkâr edip kâfir olarak ölenler var ya -dünya dolusu altını fidye olarak verse bile- (bu fidye) hiçbirinden asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem verici bir azap vardır; onların yardımcıları da yoktur.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

As to those who reject Faith, and die rejecting,- never would be accepted from any such as much gold as the earth contains, though they should offer it for ransom. For such is (in store) a penalty grievous, and they will find no helpers.

A. Yusuf Alipublic-domain

those who disbelieve and die disbelievers will not be saved even if they offer enough gold to fill the entire earth. Agonizing torment is in store for them, and there will be no one to help them.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Lo! those who disbelieve, and die in disbelief, the (whole) earth full of gold would not be accepted from such an one if it were offered as a ransom (for his soul). Theirs will be a painful doom and they will have no helpers.

M. Pickthallpublic-domain

Indeed, those who disbelieve and die while they are disbelievers - never would the [whole] capacity of the earth in gold be accepted from one of them if he would [seek to] ransom himself with it. For those there will be a painful punishment, and they will have no helpers.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

إن الذين جحدوا نبوة محمد صلى الله عليه وسلم، وماتوا على الكفر بالله ورسوله، فلن يُقبل من أحدهم يوم القيامة ملء الأرض ذهبًا؛ ليفتدي به نفسه من عذاب الله، ولو افتدى به نفسه فِعْلا. أولئك لهم عذاب موجع، وما لهم من أحد ينقذهم من عذاب الله.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?