← Sure 33

33:6

ٱلنَّبِىُّ أَوْلَىٰ بِٱلْمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنفُسِهِمْ ۖ وَأَزْوَٰجُهُۥٓ أُمَّهَـٰتُهُمْ ۗ وَأُو۟لُوا۟ ٱلْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَىٰ بِبَعْضٍ فِى كِتَـٰبِ ٱللَّهِ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُهَـٰجِرِينَ إِلَّآ أَن تَفْعَلُوٓا۟ إِلَىٰٓ أَوْلِيَآئِكُم مَّعْرُوفًا ۚ كَانَ ذَٰلِكَ فِى ٱلْكِتَـٰبِ مَسْطُورًا

Kelime kelime

ٱلنَّبِىُّ
peygamber
İsim
Kök: نبأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّبِىُّİsimeril، merfû (nominatif)
أَوْلَىٰ
daha yakındır
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْلَىٰİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat
بِٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlere
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
مِنْ
canlarından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنْEdatharf-i cer (edat)
أَنفُسِهِمْ
nefislerine
İsim
Kök: نفس
Dilbilgisi (i'rab)
أَنفُسِİsimdişil çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأَزْوَٰجُهُۥٓ
ve onun eşleri
İsim
Kök: زوج
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَزْوَٰجُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُۥٓİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أُمَّهَٰتُهُمْ
onların anneleridir
İsim
Kök: أمم
Dilbilgisi (i'rab)
أُمَّهَٰتُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَأُو۟لُوا۟
(anne tarafından akrabalar)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
أُو۟لُوا۟İsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ٱلْأَرْحَامِ
(anne tarafından akrabalar)
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْحَامِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
بَعْضُهُمْ
bir kısmı
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بَعْضُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
أَوْلَىٰ
daha yakındırlar
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْلَىٰİsimeril tekil، merfû (nominatif)، sıfat
بِبَعْضٍ
diğerine
İsim
Kök: بعض
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
بَعْضٍİsimeril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
فِى
kitabında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
كِتَٰبِ
Kitabına
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
كِتَٰبِİsimeril، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
مِنَ
öteki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlerden
İsim
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُؤْمِنِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
وَٱلْمُهَٰجِرِينَ
ve muhacirlerden
İsim
Kök: هجر
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مُهَٰجِرِينَİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril çoğul، mecrûr (genitif)
إِلَّآ
ancak hariç
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّآEdathasr (sınırlama)
أَن
yapmanız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
تَفْعَلُوٓا۟
yaptıkları
Fiil
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
تَفْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِلَىٰٓ
dostlarınıza
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَىٰٓEdatharf-i cer (edat)
أَوْلِيَآئِكُم
dostlar
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْلِيَآئِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
كُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
مَّعْرُوفًا
bir iyilik
İsim
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
مَّعْرُوفًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
كَانَ
bunlar
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ذَٰلِكَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
فِى
Kitapta
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْكِتَٰبِ
Kitap
İsim
Kök: كتب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
كِتَٰبِİsimeril، mecrûr (genitif)
مَسْطُورًا
yazılmıştır
İsim
Kök: سطر
Dilbilgisi (i'rab)
مَسْطُورًاİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Müminlerin, Peygamberi kendi nefislerinden çok sevmeleri gerekir; onun eşleri onların anneleridir; akraba olanlar, miras hususunda, Allah'ın Kitap'ında birbirlerine müminler ve muhacirlerden daha yakındırlar. Dostlarınıza yapacağınız uygun bir vasiyet bunun dışındadır. Bu Kitap'ta yazılı bulunmaktadır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Peygamber, müminlere kendi nefislerinden önce gelir. O'nun hanımları da onların analarıdır. Akraba da Allah'ın kitabında birbirlerine, diğer müminlerden ve muhacirlerden daha yakındırlar. Ancak dostlarınıza bir maruf (uygun bir vasiyet) yapmanız müstesnâdır. Bu, kitapta yazılıdır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Peygamber, müminlere kendi canlarından daha yakındır; eşleri de onların (ümmetin) anneleridir. Allah’ın kitabına göre yakınlık sahibi olanlar, (vârislik bakımından) birbirlerine (diğer) müminlerden ve muhacirlerden daha uygundurlar. Ancak, dostlarınıza uygun bir (vasiyet) yapmanız hariçtir. Bu (uygulamamız), Kitapta yazılı bir (hükmümüz)dür.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

The Prophet is closer to the Believers than their own selves, and his wives are their mothers. Blood-relations among each other have closer personal ties, in the Decree of Allah. Than (the Brotherhood of) Believers and Muhajirs: nevertheless do ye what is just to your closest friends: such is the writing in the Decree (of Allah).

A. Yusuf Alipublic-domain

The Prophet is more protective towards the believers than they are themselves, while his wives are their mothers. In God’s Scripture, blood-relatives have a stronger claim than other believers and emigrants, though you may still bestow gifts on your proteges. All this is written in the Scripture.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The Prophet is closer to the believers than their selves, and his wives are (as) their mothers. And the owners of kinship are closer one to another in the ordinance of Allah than (other) believers and the fugitives (who fled from Mecca), except that ye should do kindness to your friends. This is written in the Book (of nature).

M. Pickthallpublic-domain

The Prophet is more worthy of the believers than themselves, and his wives are [in the position of] their mothers. And those of [blood] relationship are more entitled [to inheritance] in the decree of Allāh than the [other] believers and the emigrants, except that you may do to your close associates a kindness [through bequest]. That was in the Book inscribed.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

النبي محمد صلى الله عليه وسلم أولى بالمؤمنين، وأقرب لهم من أنفسهم في أمور الدين والدنيا، وحرمة أزواج النبي صلى الله عليه وسلم على أُمَّته كحرمة أمهاتهم، فلا يجوز نكاح زوجات الرسول صلى الله عليه وسلم من بعده. وذوو القرابة من المسلمين بعضهم أحق بميراث بعض في حكم الله وشرعه من الإرث بالإيمان والهجرة (وكان المسلمون في أول الإسلام يتوارثون بالهجرة والإيمان دون الرحم، ثم نُسخ ذلك بآية المواريث) إلا أن تفعلوا -أيها المسلمون- إلى غير الورثة معروفًا بالنصر والبر والصلة والإحسان والوصية، كان هذا الحكم المذكور مقدَّرًا مكتوبًا في اللوح المحفوظ، فيجب عليكم العمل به. وفي الآية وجوب كون النبي صلى الله عليه وسلم أحبَّ إلى العبد من نفسه، ووجوب كمال الانقياد له، وفيها وجوب احترام أمهات المؤمنين، زوجاته صلى الله عليه وسلم، وأن من سبَّهن فقد باء بالخسران.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?