← Sure 33

33:5

ٱدْعُوهُمْ لِـَٔابَآئِهِمْ هُوَ أَقْسَطُ عِندَ ٱللَّهِ ۚ فَإِن لَّمْ تَعْلَمُوٓا۟ ءَابَآءَهُمْ فَإِخْوَٰنُكُمْ فِى ٱلدِّينِ وَمَوَٰلِيكُمْ ۚ وَلَيْسَ عَلَيْكُمْ جُنَاحٌ فِيمَآ أَخْطَأْتُم بِهِۦ وَلَـٰكِن مَّا تَعَمَّدَتْ قُلُوبُكُمْ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًا رَّحِيمًا

Kelime kelime

ٱدْعُوهُمْ
onları çağırın
Fiil
Kök: دعو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱدْعُFiilemir، 2. çoğul eril
وİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لِءَابَآئِهِمْ
babalarına nisbetle
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ءَابَآئِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
هُوَ
bu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هُوَİsimzamir، 3. tekil eril
أَقْسَطُ
daha adaletlidir
İsim
Kök: قسط
Dilbilgisi (i'rab)
أَقْسَطُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
عِندَ
yanında
İsim
Kök: عند
Dilbilgisi (i'rab)
عِندَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
فَإِن
eğer
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِنEdatşart
لَّمْ
bilmiyorsanız
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّمْEdatolumsuzluk
تَعْلَمُوٓا۟
bilen
Fiil
Kök: علم
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْلَمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وٓا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
ءَابَآءَهُمْ
babalarını
İsim
Kök: أبو
Dilbilgisi (i'rab)
ءَابَآءَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَإِخْوَٰنُكُمْ
onlar sizin kardeşlerinizdir
İsim
Kök: أخو
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِخْوَٰنُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
فِى
dinde
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلدِّينِ
ceza
İsim
Kök: دين
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
دِّينِİsimeril، mecrûr (genitif)
وَمَوَٰلِيكُمْ
ve dostlarınızdır
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَوَٰلِيİsimharf-i cer (edat)، mecrûr (genitif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَلَيْسَ
ve yoktur
Fiil
Kök: ليس
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَيْسَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
عَلَيْكُمْ
size
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
جُنَاحٌ
bir günah
İsim
Kök: جنح
Dilbilgisi (i'rab)
جُنَاحٌİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فِيمَآ
yaptığınızda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِيEdatharf-i cer (edat)
مَآİsimism-i mevsûl
أَخْطَأْتُم
yanılarak
Fiil
Kök: خطأ
Dilbilgisi (i'rab)
أَخْطَأْFiilmâzî (geçmiş)، 2. çoğul eril
تُمİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بِهِۦ
bu konuda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
وَلَٰكِن
fakat vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَٰكِنEdatAMD
مَّا
bile bile yaptığında
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَّاİsimism-i mevsûl
تَعَمَّدَتْ
kastetti
Fiil
Kök: عمد
Dilbilgisi (i'rab)
تَعَمَّدَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
قُلُوبُكُمْ
kalblerinizin
İsim
Kök: قلب
Dilbilgisi (i'rab)
قُلُوبُİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
وَكَانَ
ve
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
غَفُورًا
çok bağışlayandır
İsim
Kök: غفر
Dilbilgisi (i'rab)
غَفُورًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat
رَّحِيمًا
çok esirgeyendir
İsim
Kök: رحم
Dilbilgisi (i'rab)
رَّحِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Evlatlıkları babalarına nisbet edin, bu Allah katında en doğru olandır. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşi ve dostlarınız olarak kabul edin. İçinizden kasdederek yaptıklarınız bir yana, yanılmalarınızda size bir sorumluluk yoktur. Allah, bağışlar ve merhamet eder.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onları (evlatlıkları) babaları adına çağırın. Allah yanında o daha doğrudur. Eğer babalarını bilmiyorsanız, onlar sizin dinde kardeşleriniz ve dostlarınızdır. Bununla beraber hata ettiklerinizde üzerinize bir günah yoktur. Fakat kalblerinizin kasdettiğinde vardır. Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onları (evlatlıkları/bakımını üstlendiğiniz çocukları kendi) babaları(nın adıyla) çağırın! Allah katında en doğrusu budur. Babalarını bilmiyorsanız, (bu takdirde) onlar, sizin din kardeşlerinizdir ve sizin dostlarınızdır. Yanlışlıkla yaptıklarınızda size vebal yoktur fakat kalplerinizin kast ettiği(nde vebal vardır). Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Call them by (the names of) their fathers: that is juster in the sight of Allah. But if ye know not their father's (names, call them) your Brothers in faith, or your maulas. But there is no blame on you if ye make a mistake therein: (what counts is) the intention of your hearts: and Allah is Oft-Returning, Most Merciful.

A. Yusuf Alipublic-domain

Name your adopted sons after their real fathers: this is more equitable in God’s eyes––if you do not know who their fathers are [they are your] ‘brothers-in-religion’ and proteges. You will not be blamed if you make a mistake, only for what your hearts deliberately intend; God is most forgiving and merciful.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Proclaim their real parentage. That will be more equitable in the sight of Allah. And if ye know not their fathers, then (they are) your brethren in the faith, and your clients. And there is no sin for you in the mistakes that ye make unintentionally, but what your hearts purpose (that will be a sin for you). Allah is ever Forgiving, Merciful.

M. Pickthallpublic-domain

Call them by [the names of] their fathers; it is more just in the sight of Allāh. But if you do not know their fathers - then they are [still] your brothers in religion and those entrusted to you. And there is no blame upon you for that in which you have erred but [only for] what your hearts intended. And ever is Allāh Forgiving and Merciful.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

انسبوا أدعياءكم لآبائهم، هو أعدل وأقوم عند الله، فإن لم تعلموا آباءهم الحقيقيين فادعوهم إذًا بأخوَّة الدين التي تجمعكم بهم، فإنهم إخوانكم في الدين ومواليكم فيه، وليس عليكم إثم فيما وقعتم فيه من خطأ لم تتعمدوه، وإنما يؤاخذكم الله إذا تعمدتم ذلك. وكان الله غفورًا لمن أخطأ، رحيمًا لمن تاب من ذنبه.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

İlgili ayetler

Bu ayet nerede geçiyor?