← Sure 33

33:9

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ جَآءَتْكُمْ جُنُودٌ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ رِيحًا وَجُنُودًا لَّمْ تَرَوْهَا ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرًا

Kelime kelime

يَٰٓأَيُّهَا
ey
İsim
Kök: أيي
Dilbilgisi (i'rab)
يَٰٓEdatnidâ، ön ek
أَيُّİsimmansûb (akuzatif)
هَاEdatATT، son ek
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan(lar)
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱذْكُرُوا۟
hatırlayın
Fiil
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱذْكُرُFiilemir، 2. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
نِعْمَةَ
ni'metini
İsim
Kök: نعم
Dilbilgisi (i'rab)
نِعْمَةَİsimdişil، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
عَلَيْكُمْ
size olan
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
إِذْ
hani bir zaman
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
إِذْİsimzaman zarfı
جَآءَتْكُمْ
size gelmişti
Fiil
Kök: جيأ
Dilbilgisi (i'rab)
جَآءَتْFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil dişil
كُمْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
جُنُودٌ
ordular
İsim
Kök: جند
Dilbilgisi (i'rab)
جُنُودٌİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
فَأَرْسَلْنَا
ve biz göndermiştik
Fiil
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَرْسَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
عَلَيْهِمْ
onların üzerine
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
عَلَيْEdatharf-i cer (edat)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رِيحًا
bir rüzgar
İsim
Kök: روح
Dilbilgisi (i'rab)
رِيحًاİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَجُنُودًا
ve ordular
İsim
Kök: جند
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جُنُودًاİsimeril çoğul، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
لَّمْ
sizin görmediğiniz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّمْEdatolumsuzluk
تَرَوْهَا
görseler
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
وْİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
وَكَانَ
ve idi
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
بِمَا
şeyleri
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
مَاİsimism-i mevsûl
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
تَعْمَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 2. çoğul eril
بَصِيرًا
görmekte
İsim
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
بَصِيرًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Ey inananlar! Allah'ın size olan nimetini anın; üzerinize ordular gelmişti. Biz de onların üzerine rüzgar ve göremediğiniz ordular göndermiştik. Allah, yaptıklarınızı görüyordu.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Hani size ordular gelmişti de üzerlerine bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular salıvermiştik. Allah ne yaptığınızı görüyordu.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Ey iman edenler! Allah’ın size olan (şu) nimetini hatırlayın: Hani size ordular gelmişti de biz onlara (düşmanlarınıza) karşı bir rüzgâr ve sizin görmediğiniz ordular göndermiştik. Allah yaptıklarınızı görendir.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

O ye who believe! Remember the Grace of Allah, (bestowed) on you, when there came down on you hosts (to overwhelm you): But We sent against them a hurricane and forces that ye saw not: but Allah sees (clearly) all that ye do.

A. Yusuf Alipublic-domain

You who believe, remember God’s goodness to you when mighty armies massed against you: We sent a violent wind and invisible forces against them. God sees all that you do.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

O ye who believe! Remember Allah's favour unto you when there came against you hosts, and We sent against them a great wind and hosts ye could not see. And Allah is ever Seer of what ye do.

M. Pickthallpublic-domain

O you who have believed, remember the favor of Allāh upon you when armies came to [attack] you and We sent upon them a wind and armies [of angels] you did not see. And ever is Allāh, of what you do, Seeing.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

يا معشر المؤمنين اذكروا نعمة الله تعالى التي أنعمها عليكم في "المدينة" أيام غزوة الأحزاب -وهي غزوة الخندق-، حين اجتمع عليكم المشركون من خارج "المدينة"، واليهود والمنافقون من "المدينة" وما حولها، فأحاطوا بكم، فأرسلنا على الأحزاب ريحًا شديدة اقتلعت خيامهم ورمت قدورهم، وأرسلنا ملائكة من السماء لم تروها، فوقع الرعب في قلوبهم. وكان الله بما تعملون بصيرًا، لا يخفى عليه من ذلك شيء.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?