← Sure 34

34:45

وَكَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَمَا بَلَغُوا۟ مِعْشَارَ مَآ ءَاتَيْنَـٰهُمْ فَكَذَّبُوا۟ رُسُلِى ۖ فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

Kelime kelime

وَكَذَّبَ
yalanlanmışlardı
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
كَذَّبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
مِن
onlardan önceki(ler)
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
قَبْلِهِمْ
daha önce
İsim
Kök: قبل
Dilbilgisi (i'rab)
قَبْلِİsimmecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَمَا
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَاEdatolumsuzluk
بَلَغُوا۟
erişmemişlerdir
Fiil
Kök: بلغ
Dilbilgisi (i'rab)
بَلَغُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
مِعْشَارَ
onda birine bile
İsim
Kök: عشر
Dilbilgisi (i'rab)
مِعْشَارَİsimeril، mansûb (akuzatif)
مَآ
onlara verdiklerimizin
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَآİsimism-i mevsûl
ءَاتَيْنَٰهُمْ
kendilerine verdiğimiz
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
ءَاتَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَكَذَّبُوا۟
fakat yalanladılar
Fiil
Kök: كذب
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَذَّبُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رُسُلِى
elçilerimi
İsim
Kök: رسل
Dilbilgisi (i'rab)
رُسُلِİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
ىİsimzamir، son ek، 1. tekil
فَكَيْفَ
ama nasıl
İsim
Kök: كيف
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
كَيْفَİsimsoru
كَانَ
oldu
Fiil
Kök: كون
Dilbilgisi (i'rab)
كَانَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
نَكِيرِ
benim inkarım
İsim
Kök: نكر
Dilbilgisi (i'rab)
نَكِيرِİsimmerfû (nominatif)
İsimzamir، son ek، 1. tekil

Meal

TR

Kendilerinden önce gelenleri de yalanlamışlardı; oysa bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine bile erişememişlerdi. Böyleyken peygamberlerimizi yalanladılar; Beni inkar etmek nasıl olur?

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Hem bunlar, onlara verdiklerimizin onda birine eremediler. Peygamberlerimi yalanladılar, ama beni inkâr edişin sonu nasıl oldu?

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) yalanlamışlardı. Bunlar, öncekilere verdiğimiz (güc)ün onda birine bile ulaşamamışlardı. (Önceki toplumlar da) elçilerimi yalanlamışlardı. Cezalandırmam (bak) nasıl olmuştu! Sebe'

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And their predecessors rejected (the Truth); these have not received a tenth of what We had granted to those: yet when they rejected My messengers, how (terrible) was My rejection (of them)!

A. Yusuf Alipublic-domain

Those who lived before them also denied the truth- these people have not attained even a tenth of what We gave their predecessors- they, too, rejected My messengers, and how terrible My condemnation was!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Those before them denied, and these have not attained a tithe of that which We bestowed on them (of old); yet they denied My messengers. How intense then was My abhorrence (of them)!

M. Pickthallpublic-domain

And those before them denied, and they [i.e., the people of Makkah] have not attained a tenth of what We had given them. But they [i.e., the former peoples] denied My messengers, so how [terrible] was My reproach.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وكذَّب الذين من قبلهم كعاد وثمود رسلنا، وما بلغ أهل "مكة" عُشرَ ما آتينا الأمم السابقة من القوة، وكثرة المال، وطول العمر وغير ذلك من النعم، فكذبوا رسلي فيما جاؤوهم به فأهلكناهم، فانظر -أيها الرسول- كيف كان إنكاري عليهم وعقوبتي إياهم؟

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?