← Sure 36

36:9

وَجَعَلْنَا مِنۢ بَيْنِ أَيْدِيهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَأَغْشَيْنَـٰهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ

Kelime kelime

وَجَعَلْنَا
ve kıldık (çektik)
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
جَعَلْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَاİsimzamir، son ek، 1. çoğul
مِنۢ
önlerinden
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنۢEdatharf-i cer (edat)
بَيْنِ
arasında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنِİsimmecrûr (genitif)
أَيْدِيهِمْ
önlerinden
İsim
Kök: يدي
Dilbilgisi (i'rab)
أَيْدِيİsimdişil çoğul، merfû (nominatif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
سَدًّا
bir sed
İsim
Kök: سدد
Dilbilgisi (i'rab)
سَدًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَمِنْ
ve
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مِنْEdatharf-i cer (edat)
خَلْفِهِمْ
arkalarından
İsim
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
خَلْفِİsimeril، mecrûr (genitif)
هِمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
سَدًّا
bir sed
İsim
Kök: سدد
Dilbilgisi (i'rab)
سَدًّاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَأَغْشَيْنَٰهُمْ
ve onları kapattık
Fiil
Kök: غشو
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
أَغْشَيْFiilmâzî (geçmiş)، 1. çoğul
نَٰİsimzamir، son ek، 1. çoğul
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
فَهُمْ
artık onlar
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
لَا
görmezler
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُبْصِرُونَ
görecekler
Fiil
Kök: بصر
Dilbilgisi (i'rab)
يُبْصِرُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Önlerine ve arkalarına sed çekmişizdir. Gözlerini perdelediğimizden artık göremezler.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Baksalar da görmezler.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Önlerinden de bir set çektik; arkalarından da bir set çektik ve onları çepeçevre kuşattık; gerçeği görmezler.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

And We have put a bar in front of them and a bar behind them, and further, We have covered them up; so that they cannot see.

A. Yusuf Alipublic-domain

and set barriers before and behind them, blocking their vision: they cannot see.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And We have set a bar before them and a bar behind them, and (thus) have covered them so that they see not.

M. Pickthallpublic-domain

And We have put before them a barrier and behind them a barrier and covered them, so they do not see.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

وجعلنا من أمام الكافرين سدًّا ومن ورائهم سدًّا، فهم بمنزلة من سُدَّ طريقه من بين يديه ومن خلفه، فأعمينا أبصارهم؛ بسبب كفرهم واستكبارهم، فهم لا يبصرون رشدًا، ولا يهتدون. وكل من قابل دعوة الإسلام بالإعراض والعناد، فهو حقيق بهذا العقاب.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution