← Sure 39

39:20

لَـٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوْا۟ رَبَّهُمْ لَهُمْ غُرَفٌ مِّن فَوْقِهَا غُرَفٌ مَّبْنِيَّةٌ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ ۖ وَعْدَ ٱللَّهِ ۖ لَا يُخْلِفُ ٱللَّهُ ٱلْمِيعَادَ

Kelime kelime

لَٰكِنِ
fakat
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَٰكِنِEdatAMD
ٱلَّذِينَ
onlar ki
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱتَّقَوْا۟
korkarlar
Fiil
Kök: وقي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱتَّقَFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وْا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
رَبَّهُمْ
Rablerinden
İsim
Kök: ربب
Dilbilgisi (i'rab)
رَبَّİsimeril، mansûb (akuzatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
لَهُمْ
onlara vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هُمْİsimzamir، 3. çoğul eril
غُرَفٌ
odalar
İsim
Kök: غرف
Dilbilgisi (i'rab)
غُرَفٌİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مِّن
üstüste
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
فَوْقِهَا
üstlerinde de
İsim
Kök: فوق
Dilbilgisi (i'rab)
فَوْقِİsimeril، mecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
غُرَفٌ
odalar
İsim
Kök: غرف
Dilbilgisi (i'rab)
غُرَفٌİsimdişil çoğul، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
مَّبْنِيَّةٌ
yapılmış
İsim
Kök: بني
Dilbilgisi (i'rab)
مَّبْنِيَّةٌİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، dişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
تَجْرِى
akmaktadır
Fiil
Kök: جري
Dilbilgisi (i'rab)
تَجْرِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
مِن
altından
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنEdatharf-i cer (edat)
تَحْتِهَا
altında
İsim
Kök: تحت
Dilbilgisi (i'rab)
تَحْتِİsimmecrûr (genitif)
هَاİsimzamir، son ek، 3. tekil dişil
ٱلْأَنْهَٰرُ
ırmaklar
İsim
Kök: نهر
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَنْهَٰرُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
وَعْدَ
(bu) va'didir
İsim
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
وَعْدَİsimeril، mansûb (akuzatif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
لَا
caymaz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَاEdatolumsuzluk
يُخْلِفُ
ama ben sözümden caydım
Fiil
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
يُخْلِفُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ٱللَّهُ
Allah
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهُİsimözel isim، merfû (nominatif)
ٱلْمِيعَادَ
va'dinden
İsim
Kök: وعد
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
مِيعَادَİsimeril، mansûb (akuzatif)

Meal

TR

Fakat, Rablerinden sakınanlara, üst üste bina edilmiş köşkler vardır; altlarından ırmaklar akar. Bu, Allah'ın verdiği sözdür, Allah verdiği sözden caymaz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Fakat o Rablerine sığınarak korunanlar için altlarından ırmaklar akan, üzerlerinden şehnişinler yapılmış, şehnişinli (balkonlu) köşkler vardır. Bu, Allah'ın vaadidir. Allah vaadinden caymaz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Fakat Rablerine karşı takvâlı (duyarlı) olanlara, Allah’ın vaadi olarak üst üste yapılmış, altlarından ırmaklar akan köşkler vardır. Allah verdiği sözden dönmez.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But it is for those who fear their Lord. That lofty mansions, one above another, have been built: beneath them flow rivers (of delight): (such is) the Promise of Allah: never doth Allah fail in (His) promise.

A. Yusuf Alipublic-domain

But those who are mindful of their Lord will have lofty dwellings built for them, one above the other, graced with flowing streams. This is a promise from God: God does not break His promise.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

But those who keep their duty to their Lord, for them are lofty halls with lofty halls above them, built (for them), beneath which rivers flow. (It is) a promise of Allah. Allah faileth not His promise.

M. Pickthallpublic-domain

But those who have feared their Lord - for them are chambers, above them chambers built high, beneath which rivers flow. [This is] the promise of Allāh. Allāh does not fail in [His] promise.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لكن الذين اتقوا ربهم- بطاعته وإخلاص عبادته- لهم في الجنة غرف مبنية بعضها فوق بعض، تجري مِن تحت أشجارها الأنهار، وعدها الله عباده المتقين وعدًا متحققًا، لا يخلف الله الميعاد.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?