← Sure 39

39:21

أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَسَلَكَهُۥ يَنَـٰبِيعَ فِى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ يُخْرِجُ بِهِۦ زَرْعًا مُّخْتَلِفًا أَلْوَٰنُهُۥ ثُمَّ يَهِيجُ فَتَرَىٰهُ مُصْفَرًّا ثُمَّ يَجْعَلُهُۥ حُطَـٰمًا ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَذِكْرَىٰ لِأُو۟لِى ٱلْأَلْبَـٰبِ

Kelime kelime

أَلَمْ
görmedin mi?
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
أَİsimsoru، ön ek
لَمْEdatolumsuzluk
تَرَ
görseler
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
تَرَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
أَنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنَّEdatmansûb (akuzatif)
ٱللَّهَ
Allah'a
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهَİsimözel isim، mansûb (akuzatif)
أَنزَلَ
indirdi
Fiil
Kök: نزل
Dilbilgisi (i'rab)
أَنزَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مِنَ
gökten
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِنَEdatharf-i cer (edat)
ٱلسَّمَآءِ
göğün
İsim
Kök: سمو
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّمَآءِİsimdişil، mecrûr (genitif)
مَآءً
bir su
İsim
Kök: موه
Dilbilgisi (i'rab)
مَآءًİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَسَلَكَهُۥ
sonra onu geçirdi
Fiil
Kök: سلك
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
سَلَكَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
يَنَٰبِيعَ
kaynaklara
İsim
Kök: نبع
Dilbilgisi (i'rab)
يَنَٰبِيعَİsimeril çoğul، mansûb (akuzatif)
فِى
içindeki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ٱلْأَرْضِ
yerin
İsim
Kök: أرض
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَرْضِİsimdişil، mecrûr (genitif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
يُخْرِجُ
çıkarıyor
Fiil
Kök: خرج
Dilbilgisi (i'rab)
يُخْرِجُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِهِۦ
onunla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
زَرْعًا
ekin
İsim
Kök: زرع
Dilbilgisi (i'rab)
زَرْعًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مُّخْتَلِفًا
çeşitli
İsim
Kök: خلف
Dilbilgisi (i'rab)
مُّخْتَلِفًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَلْوَٰنُهُۥ
renklerde
İsim
Kök: لون
Dilbilgisi (i'rab)
أَلْوَٰنُİsimeril çoğul، merfû (nominatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
يَهِيجُ
(ekin) kurur
Fiil
Kök: هيج
Dilbilgisi (i'rab)
يَهِيجُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
فَتَرَىٰهُ
ve onu görürsün
Fiil
Kök: رأي
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatatıf bağlacı، ön ek
تَرَىٰFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 2. tekil eril
هُİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
مُصْفَرًّا
sararmış
İsim
Kök: صفر
Dilbilgisi (i'rab)
مُصْفَرًّاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
يَجْعَلُهُۥ
onu yapar
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
يَجْعَلُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
حُطَٰمًا
bir çöp
İsim
Kök: حطم
Dilbilgisi (i'rab)
حُطَٰمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
إِنَّ
şüphesiz
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِنَّEdatmansûb (akuzatif)
فِى
vardır
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
ذَٰلِكَ
bunda
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
لَذِكْرَىٰ
bir ibret
İsim
Kök: ذكر
Dilbilgisi (i'rab)
لَEdattekit، ön ek
ذِكْرَىٰİsimdişil، merfû (nominatif)
لِأُو۟لِى
sahipleri için
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
أُو۟لِىİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
ٱلْأَلْبَٰبِ
sağduyu
İsim
Kök: لبب
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
أَلْبَٰبِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)

Meal

TR

Allah'ın gökten bir su indirip, onu yerdeki kaynaklara yerleştiren, sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiren olduğunu görmez misin? Sonra onları kurutur ki sen de onları sapsarı görürsün, sonra da çer çöpe çevirir. Şüphesiz bunlarda, akıl sahipleri için öğüt vardır.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Allah'ın gökten bir su indirip de onu bir yoluyla yeryüzündeki menbalara koyduğunu görmedin mi? Sonra onunla türlü renklerde bir ekin çıkarır, sonra onun olgunlaşıp sarardığını görürsün. Sonra da onu bir çöpe çevirir. Elbette bunda temiz akıllılar için bir ihtar vardır.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Şüphesiz ki Allah’ın, gökten su indirmekte olduğunu görmüyor musun? (Allah) onu (suyu) yerdeki kaynaklara yerleştirir; sonra onunla türlü türlü renklerde ekin çıkarır. Sonra (o ekin) kurur da onun sararmış olduğunu görürsün. Sonra da onu (ekini) kuru bir kırıntı (çer çöp) yapar. Şüphesiz ki bunda, derin akıl sahipleri için (gerçeği) hatırla(t)ma vardır.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Seest thou not that Allah sends down rain from the sky, and leads it through springs in the earth? Then He causes to grow, therewith, produce of various colours: then it withers; thou wilt see it grow yellow; then He makes it dry up and crumble away. Truly, in this, is a Message of remembrance to men of understanding.

A. Yusuf Alipublic-domain

Have you not considered that God sends water down from the sky, guides it along to form springs in the earth, and then, with it, brings forth vegetation of various colours, which later withers, turns yellow before your eyes, and is crumbled to dust at His command? There is truly a reminder in this for those who have understanding.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Hast thou not seen how Allah hath sent down water from the sky and hath caused it to penetrate the earth as watersprings, and afterward thereby produceth crops of divers hues; and afterward they wither and thou seest them turn yellow; then He maketh them chaff. Lo! herein verily is a reminder for men of understanding.

M. Pickthallpublic-domain

Do you not see that Allāh sends down rain from the sky and makes it flow as springs [and rivers] in the earth; then He produces thereby crops of varying colors; then they dry and you see them turned yellow; then He makes them [scattered] debris. Indeed in that is a reminder for those of understanding.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ألم تر -أيها الرسول- أن الله أنزل من السحاب مطرًا فأدخله في الأرض، وجعله عيونًا نابعة ومياهًا جارية، ثم يُخْرج بهذا الماء زرعًا مختلفًا ألوانه وأنواعه، ثم ييبس بعد خضرته ونضارته، فتراه مصفرًا لونه، ثم يجعله حطامًا متكسِّرًا متفتتًا؟ إن في فِعْل الله ذلك لَذكرى وموعظة لأصحاب العقول السليمة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?