← Sure 4

4:112

وَمَن يَكْسِبْ خَطِيٓـَٔةً أَوْ إِثْمًا ثُمَّ يَرْمِ بِهِۦ بَرِيٓـًٔا فَقَدِ ٱحْتَمَلَ بُهْتَـٰنًا وَإِثْمًا مُّبِينًا

Kelime kelime

وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَنİsimşart
يَكْسِبْ
işlerse
Fiil
Kök: كسب
Dilbilgisi (i'rab)
يَكْسِبْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
خَطِيٓـَٔةً
bir hata
İsim
Kök: خطأ
Dilbilgisi (i'rab)
خَطِيٓـَٔةًİsimdişil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
أَوْ
ya da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
إِثْمًا
günah
İsim
Kök: أثم
Dilbilgisi (i'rab)
إِثْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
ثُمَّ
sonra
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
ثُمَّEdatatıf bağlacı
يَرْمِ
üstüne atarsa
Fiil
Kök: رمي
Dilbilgisi (i'rab)
يَرْمِFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
بِهِۦ
onu
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
هِۦİsimzamir، 3. tekil eril
بَرِيٓـًٔا
bir suçsuzun
İsim
Kök: برأ
Dilbilgisi (i'rab)
بَرِيٓـًٔاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
فَقَدِ
muhakkak ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
قَدِEdattahkik (kad)
ٱحْتَمَلَ
yüklenmiş olur
Fiil
Kök: حمل
Dilbilgisi (i'rab)
ٱحْتَمَلَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بُهْتَٰنًا
büyük bir iftira
İsim
Kök: بهت
Dilbilgisi (i'rab)
بُهْتَٰنًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
وَإِثْمًا
ve bir günah
İsim
Kök: أثم
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
إِثْمًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مُّبِينًا
açık
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
مُّبِينًاİsimism-i fâil (etken ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Kim yanılır veya suç işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz iftira etmiş, apaçık bir günah yüklenmiş olur.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Kim bir hata veya bir günah işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak iftira etmiş ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Kim küçük veya büyük bir günah kazanır da sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, şüphesiz ki büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

But if any one earns a fault or a sin and throws it on to one that is innocent, He carries (on himself) (Both) a falsehood and a flagrant sin.

A. Yusuf Alipublic-domain

and anyone who commits an offence or a sin, and then throws the blame on to some innocent person, has burdened himself with deceit as well as flagrant sin.

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

And whoso committeth a delinquency or crime, then throweth (the blame) thereof upon the innocent, hath burdened himself with falsehood and a flagrant crime.

M. Pickthallpublic-domain

But whoever earns an offense or a sin and then blames it on an innocent [person] has taken upon himself a slander and manifest sin.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ومن يعمل خطيئة بغير عمد، أو يرتكب ذنبًا متعمدًا ثم يقذف بما ارتكبه نفسًا بريئة لا جناية لها، فقد تحمَّل كذبًا وذنبًا بيّنا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution