← Sure 4

4:114

۞ لَّا خَيْرَ فِى كَثِيرٍ مِّن نَّجْوَىٰهُمْ إِلَّا مَنْ أَمَرَ بِصَدَقَةٍ أَوْ مَعْرُوفٍ أَوْ إِصْلَـٰحٍۭ بَيْنَ ٱلنَّاسِ ۚ وَمَن يَفْعَلْ ذَٰلِكَ ٱبْتِغَآءَ مَرْضَاتِ ٱللَّهِ فَسَوْفَ نُؤْتِيهِ أَجْرًا عَظِيمًا

Kelime kelime

لَّا
yoktur
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
لَّاEdatolumsuzluk
خَيْرَ
hayır
İsim
Kök: خير
Dilbilgisi (i'rab)
خَيْرَİsimeril tekil، mansûb (akuzatif)
فِى
çoğunda
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فِىEdatharf-i cer (edat)
كَثِيرٍ
bir çoğu
İsim
Kök: كثر
Dilbilgisi (i'rab)
كَثِيرٍİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
مِّن
gizli konuşmalarının
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
مِّنEdatharf-i cer (edat)
نَّجْوَىٰهُمْ
gizli konuşma
İsim
Kök: نجو
Dilbilgisi (i'rab)
نَّجْوَىٰİsimeril، mecrûr (genitif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
إِلَّا
yalnız hariç
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
إِلَّاEdatistisnâ (illâ)
مَنْ
kimse
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَنْİsimism-i mevsûl
أَمَرَ
emreden
Fiil
Kök: أمر
Dilbilgisi (i'rab)
أَمَرَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
بِصَدَقَةٍ
sadakayı
İsim
Kök: صدق
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
صَدَقَةٍİsimdişil، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَوْ
yahut
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
مَعْرُوفٍ
iyiliği
İsim
Kök: عرف
Dilbilgisi (i'rab)
مَعْرُوفٍİsimism-i mef'ûl (edilgen ortaç)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
أَوْ
ya da
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَوْEdatatıf bağlacı
إِصْلَٰحٍۭ
düzeltmeyi
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
إِصْلَٰحٍۭİsimmasdar (isim-fiil)، eril، nekre (belirsiz)، mecrûr (genitif)
بَيْنَ
arasını
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
ٱلنَّاسِ
insanların
İsim
Kök: أنس
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
نَّاسِİsimeril çoğul، mecrûr (genitif)
وَمَن
ve kim
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
مَنİsimşart
يَفْعَلْ
yaparsa
Fiil
Kök: فعل
Dilbilgisi (i'rab)
يَفْعَلْFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil eril
ذَٰلِكَ
bunu
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ذَٰİsimism-i işaret، eril tekil
لِEdatuzaklık، son ek
كَEdatmuhâtab، son ek، eril
ٱبْتِغَآءَ
amacıyle
İsim
Kök: بغي
Dilbilgisi (i'rab)
ٱبْتِغَآءَİsimmasdar (isim-fiil)، eril، mansûb (akuzatif)
مَرْضَاتِ
rızasını kazanmak
İsim
Kök: رضو
Dilbilgisi (i'rab)
مَرْضَاتِİsimmasdar (isim-fiil)، dişil tekil، mecrûr (genitif)
ٱللَّهِ
Allah'ın
İsim
Kök: أله
Dilbilgisi (i'rab)
ٱللَّهِİsimözel isim، mecrûr (genitif)
فَسَوْفَ
yakında
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatcevap (netice)، ön ek
سَوْفَEdatgelecek (se/sevfe)
نُؤْتِيهِ
ona vereceğiz
Fiil
Kök: أتي
Dilbilgisi (i'rab)
نُؤْتِيFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هِİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
أَجْرًا
bir mükafat
İsim
Kök: أجر
Dilbilgisi (i'rab)
أَجْرًاİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
عَظِيمًا
büyük
İsim
Kök: عظم
Dilbilgisi (i'rab)
عَظِيمًاİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)، sıfat

Meal

TR

Ancak sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı ve insanların arasını düzeltmeyi gözeten kimseler müstesna, onların gizli toplantılarının çoğunda hayır yoktur. Bunları, Allah'ın rızasını kazanmak için yapana büyük ecir vereceğiz.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Bir sadaka vermeyi yahut iyilik yapmayı veyahut da insanlar arasını düzeltmeyi emreden(ler)inki hariç, onların aralarındaki gizli gizli konuşmalarının çoğunda hiçbir hayır yoktur. Kim bunları sırf Allah'ın rızasını kazanmak için yaparsa, yakında ona büyük bir mükafat vereceğiz.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Onların gizli toplantılarının birçoğunda hayır yoktur. Ancak bir sadaka veya bir iyilik veya insanların arasını düzeltmeyi emredenin (öğütleyenin gizli toplantısı) hariç! Kim Allah’ın rızasını elde etmek için bunu yaparsa, biz ona ileride büyük bir ödül vereceğiz.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

In most of their secret talks there is no good: But if one exhorts to a deed of charity or justice or conciliation between men, (Secrecy is permissible): To him who does this, seeking the good pleasure of Allah, We shall soon give a reward of the highest (value).

A. Yusuf Alipublic-domain

There is no good in most of their secret talk, only in commanding charity, or good, or reconciliation between people. To anyone who does these things, seeking to please God, We shall give a rich reward;

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

There is no good in much of their secret conferences save (in) him who enjoineth almsgiving and kindness and peace-making among the people. Whoso doeth that, seeking the good pleasure of Allah, We shall bestow on him a vast reward.

M. Pickthallpublic-domain

No good is there in much of their private conversation, except for those who enjoin charity or that which is right or conciliation between people. And whoever does that seeking means to the approval of Allāh - then We are going to give him a great reward.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

لا نفع في كثير من كلام الناس سرّاً فيما بينهم، إلا إذا كان حديثًا داعيًا إلى بذل المعروف من الصدقة، أو الكلمة الطيبة، أو التوفيق بين الناس، ومن يفعل تلك الأمور طلبًا لرضا الله تعالى راجيًا ثوابه، فسوف نؤتيه ثوابًا جزيلا واسعًا.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?