← Sure 41

41:34

وَلَا تَسْتَوِى ٱلْحَسَنَةُ وَلَا ٱلسَّيِّئَةُ ۚ ٱدْفَعْ بِٱلَّتِى هِىَ أَحْسَنُ فَإِذَا ٱلَّذِى بَيْنَكَ وَبَيْنَهُۥ عَدَٰوَةٌ كَأَنَّهُۥ وَلِىٌّ حَمِيمٌ

Kelime kelime

وَلَا
ve değildir
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
تَسْتَوِى
eşit
Fiil
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
تَسْتَوِىFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. tekil dişil
ٱلْحَسَنَةُ
iyilik
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلْEdatmarife (belirli)، ön ek
حَسَنَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
وَلَا
ve ne de
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
لَاEdatolumsuzluk
ٱلسَّيِّئَةُ
kötülük
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّيِّئَةُİsimdişil، merfû (nominatif)
ٱدْفَعْ
sav (onu)
Fiil
Kök: دفع
Dilbilgisi (i'rab)
ٱدْفَعْFiilemir، 2. tekil eril
بِٱلَّتِى
olanla
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
بِEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلَّتِىİsimism-i mevsûl، dişil tekil
هِىَ
o
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
هِىَİsimzamir، 3. tekil dişil
أَحْسَنُ
en güzel
İsim
Kök: حسن
Dilbilgisi (i'rab)
أَحْسَنُİsimeril tekil، merfû (nominatif)
فَإِذَا
bir de bakarsın ki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
فَEdatisti'naf (yeniden başlama)، ön ek
إِذَاEdatmüfâcee (sürpriz)
ٱلَّذِى
seninle aranda
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِىİsimism-i mevsûl، eril tekil
بَيْنَكَ
seninle (aranıza)
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
كَİsimzamir، son ek، 2. tekil eril
وَبَيْنَهُۥ
onun arasında
İsim
Kök: بين
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
بَيْنَİsimmekân zarfı، mansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
عَدَٰوَةٌ
düşmanlık olan
İsim
Kök: عدو
Dilbilgisi (i'rab)
عَدَٰوَةٌİsimdişil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
كَأَنَّهُۥ
sanki
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَأَنَّEdatmansûb (akuzatif)
هُۥİsimzamir، son ek، 3. tekil eril
وَلِىٌّ
bir dosttur
İsim
Kök: ولي
Dilbilgisi (i'rab)
وَلِىٌّİsimeril، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)
حَمِيمٌ
sıcak
İsim
Kök: حمم
Dilbilgisi (i'rab)
حَمِيمٌİsimeril tekil، nekre (belirsiz)، merfû (nominatif)، sıfat

Meal

TR

İyilik ve fenalık bir değildir. Ey inanan kişi: Sen, fenalığı en güzel şekilde sav; o zaman, seninle arasında düşmanlık bulunan kişinin yakın bir dost gibi olduğunu görürsün.

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Hem iyilik de bir değildir, kötülük de. Kötülüğü en güzel bir şekilde sav. O zaman seninle kendi arasında bir düşmanlık olan kişinin, sanki samimi bir dost gibi olduğunu görürsün.

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel şekilde sav! Bir de bakarsın ki seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki sımsıcak bir dost olur.

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

Nor can goodness and Evil be equal. Repel (Evil) with what is better: Then will he between whom and thee was hatred become as it were thy friend and intimate!

A. Yusuf Alipublic-domain

Good and evil cannot be equal. [Prophet], repel evil with what is better and your enemy will become as close as an old and valued friend,

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

The good deed and the evil deed are not alike. Repel the evil deed with one which is better, then lo! he, between whom and thee there was enmity (will become) as though he was a bosom friend.

M. Pickthallpublic-domain

And not equal are the good deed and the bad. Repel [evil] by that [deed] which is better; and thereupon, the one whom between you and him is enmity [will become] as though he was a devoted friend.

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

ولا تستوي حسنة الذين آمنوا بالله، واستقاموا على شرعه، وأحسنوا إلى خلقه، وسيئة الذين كفروا به وخالفوا أمره، وأساؤوا إلى خلقه. ادفع بعفوك وحلمك وإحسانك مَن أساء إليك، وقابل إساءته لك بالإحسان إليه، فبذلك يصير المسيء إليك الذي بينك وبينه عداوة كأنه قريب لك شفيق عليك. وما يُوفَّق لهذه الخصلة الحميدة إلا الذين صبروا أنفسهم على ما تكره، وأجبروها على ما يحبه الله، وما يُوفَّق لها إلا ذو نصيب وافر من السعادة في الدنيا والآخرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution