← Sure 45

45:21

أَمْ حَسِبَ ٱلَّذِينَ ٱجْتَرَحُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن نَّجْعَلَهُمْ كَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ سَوَآءً مَّحْيَاهُمْ وَمَمَاتُهُمْ ۚ سَآءَ مَا يَحْكُمُونَ

Kelime kelime

أَمْ
yoksa
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَمْEdatatıf bağlacı
حَسِبَ
sandılar (mı ki?)
Fiil
Kök: حسب
Dilbilgisi (i'rab)
حَسِبَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
ٱلَّذِينَ
kimseler
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ٱجْتَرَحُوا۟
işleyen
Fiil
Kök: جرح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱجْتَرَحُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلسَّيِّـَٔاتِ
kötülükleri
İsim
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
سَّيِّـَٔاتِİsimdişil çoğul، mansûb (akuzatif)
أَن
onları yapacağımızı
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
أَنEdatmasdar bağlacı
نَّجْعَلَهُمْ
yaptı
Fiil
Kök: جعل
Dilbilgisi (i'rab)
نَّجْعَلَFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 1. çoğul
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
كَٱلَّذِينَ
kimseler gibi
Edat
Dilbilgisi (i'rab)
كَEdatharf-i cer (edat)، ön ek
ٱلَّذِينَİsimism-i mevsûl، eril çoğul
ءَامَنُوا۟
inanan
Fiil
Kök: أمن
Dilbilgisi (i'rab)
ءَامَنُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَعَمِلُوا۟
ve yapan
Fiil
Kök: عمل
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
عَمِلُFiilmâzî (geçmiş)، 3. çoğul eril
وا۟İsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
ٱلصَّٰلِحَٰتِ
iyi ameller
İsim
Kök: صلح
Dilbilgisi (i'rab)
ٱلEdatmarife (belirli)، ön ek
صَّٰلِحَٰتِİsimism-i fâil (etken ortaç)، dişil çoğul، mecrûr (genitif)
سَوَآءً
bir olacak (öyle mi?)
İsim
Kök: سوي
Dilbilgisi (i'rab)
سَوَآءًİsimeril، nekre (belirsiz)، mansûb (akuzatif)
مَّحْيَاهُمْ
yaşamaları
İsim
Kök: حيي
Dilbilgisi (i'rab)
مَّحْيَاİsimeril، mecrûr (genitif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
وَمَمَاتُهُمْ
ve ölümleri
İsim
Kök: موت
Dilbilgisi (i'rab)
وَEdatatıf bağlacı، ön ek
مَمَاتُİsimeril، merfû (nominatif)
هُمْİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril
سَآءَ
ne kötü
Fiil
Kök: سوأ
Dilbilgisi (i'rab)
سَآءَFiilmâzî (geçmiş)، 3. tekil eril
مَا
hüküm veriyorlar
İsim
Dilbilgisi (i'rab)
مَاİsimism-i mevsûl
يَحْكُمُونَ
hüküm veriyorsunuz
Fiil
Kök: حكم
Dilbilgisi (i'rab)
يَحْكُمُFiilmuzâri (şimdi/geniş)، 3. çoğul eril
ونَİsimzamir، son ek، 3. çoğul eril

Meal

TR

Yoksa, kötülük işleyen kimseler, ölümlerinde ve diriliklerinde kendilerini, inanıp yararlı iş işleyen kimseler ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Diyanet İşleriall-rights-reserved

Yoksa, kötülük işleyenler, hayatlarında ve ölümlerinde kendilerini, iman edip iyi ameller işleyen kimselerle bir tutacağımızı mı zannettiler? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Elmalılı Hamdi Yazırpublic-domain

Yoksa kötülük işleyenler ölümlerinde ve hayatlarında kendilerini, iman edip iyi işler yapanlarla bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Mehmet Okuyanall-rights-reserved

EN

What! Do those who seek after evil ways think that We shall hold them equal with those who believe and do righteous deeds,- that equal will be their life and their death? Ill is the judgment that they make.

A. Yusuf Alipublic-domain

Do those who commit evil deeds really think that We will deal with them in the same way as those who believe and do righteous deeds, that they will be alike in their living and their dying? How badly they judge!

M.A.S. Abdel Haleemall-rights-reserved

Or do those who commit ill-deeds suppose that We shall make them as those who believe and do good works, the same in life and death? Bad is their judgment!

M. Pickthallpublic-domain

Or do those who commit evils think We will make them like those who have believed and done righteous deeds - [make them] equal in their life and their death? Evil is that which they judge [i.e., assume].

Saheeh Internationalall-rights-reserved

AR

بل أظنَّ الذين اكتسبوا السيئات، وكذَّبوا رسل الله، وخالفوا أمر ربهم، وعبدوا غيره، أن نجعلهم كالذين آمنوا بالله، وصدقوا رسله وعملوا الصالحات، وأخلصوا له العبادة دون سواه، ونساويَهم بهم في الدنيا والآخرة؟ ساء حكمهم بالمساواة بين الفجار والأبرار في الآخرة.

Tafsir al-Muyassarfree-distribution

Bu ayet nerede geçiyor?